9. Hukuk Dairesi 2015/26965 E. , 2018/23062 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait işyerinde 16/09/2011 tarihinden 14/05/2014 tarihine kadar çalıştığını, kendisine tahsis edilen şirket arabasının tasarruf gerekçesiyle geri alındığını, istemediği halde görev pozisyonu, tanımını ve yerinin değiştirildiğini, yönetici asistanı katına verildiğini, mühendis olan müvekkiline sekreterlerin yokluğunda her işin yaptırıldığını ve karakterinin ezilmeye çalışıldığını, 2014 Nisanında şirket geneline %10 zam yapılmasına rağmen müvekkiline 50.00-TL gibi komik zam yapıldığını, kısaca mobbing nedeniyle müvekkilinin istifa etmesinin hedeflendiğini, müvekkilinin yaşatılan bu sıkıntılar nedeniyle fiziki ve ruhi sağlığının bozulduğunu, iş akdinin müvekkili tarafından mobbing ve ... primlerinin gerçeğe uygun yatırılmaması ve işçilik ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, prim, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, huzurdaki davanın tamamıyla hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının alacağının tamamını bildiği halde huzurdaki davayı kısmi dava veya belirsiz alacak davası olarak açtığını, HMK 109/2 maddesine göre davacının talep ettiği alacak açıkça belli olduğundan kısmi dava veya belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği iş akdine işverence tek taraflı, önelsiz, haksız ve sözlü olarak feshettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketler aleyhine açılan davanın hukuken kabulünün olanaksız olduğunu, davalı müvekkillerinin davacıyı istihdam etmek için ellerinden geleni yaptığını ancak başarılı olamadığını, davacıya mobbing uygulanmadığını, davacının kıdem, ihbar tazminatı ile ek ücretler, fazla mesai ücreti, genel tatil ve dini milli bayram ve yıllık tatil ücretine hak kazanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı kendisine mobbing uygulanması, ... primlerinin gerçeğe uygun yatırılmaması ve işçilik ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini iddia etmiş ise de, hizmet döküm cetvelinin tetkikinde ... primlerinin gerçeğe uygun yatırıldığı, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere 306.42 TL izin ücreti ile 68.38 TL genel tatil ücreti alacaklarının dışında işçilik alacağının bulunmadığı, bu miktarların işçi açısından iş akdinin haklı fesih sebebi sayılamayacağı, mobbing olarak ileri sürülen hususların davacı tarafından ispat edilemediği, şirketteki çalıştığı yerin fiziki olarak değiştirilmesi gibi ispat edilen hususların ise şirketin işleyişi ile alınan tedbirler gereği olduğu, bunun bir mobbing olmadığı, dinlenen davacı tanığının davalı aleyhine davasının bulunduğu, dolayısıyla iş akdinin davacı tarafından haklı bir neden bulunmadan feshedildiği anlaşıldığından davacının kıdem tazminatı talep hakkının doğmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Mahkemece hüküm fıkrasında, yıllık izin ücretinin 206,42 TL"lik kısmına ıslah tarihi olan 06/05/2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, 06/05/2010 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı işçi, iş sözleşmesini 14/05/2014 tarihinde ödenmeyen ücretlerinden de söz ederek feshetmiş, fesih ihtarnamesinde ve açtığı davada dilekçesinde, ulusal bayram genel tatil ücreti de ödenmediğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı işçinin ulusal bayram genel tatil ücretine hak kazandığı tespit edildiğinden ihtarnamesindeki ücret talebi geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmeli ve davacının ödenmeyen ulusal bayram genel tatil ücreti sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi uyarınca sözleşmesini haklı sebeple feshettiği sonucuna varılmalıdır. Mahkemece, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, ulusal bayram genel tatil alacakları kabul edildiği halde aksine gerekçe ile kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.