
Esas No: 2021/2031
Karar No: 2022/6477
Karar Tarihi: 06.04.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/2031 Esas 2022/6477 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2021/2031 E. , 2022/6477 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapuda sahte vekaletname ile işlem yapılması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü ile toplam 408.792,91 TL'nin 21/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar Maliye Hazinesi, ..., ..., ..., Rahşan Kotiloğlu ve ... bakımından davanın husumetten reddine, davacı adına açılan hesaba yatıttırılan 53.700,00 EURO'nun karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesi için ilgili bankaya yazı yazılmasına, karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ... parsel sayılı, 374.03 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı, 10698 parsel sayılı, 359,38 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazlara ilişkin olarak emlakçı ...’nun davacıyı arayarak satılık olduğunu bildirmesi üzerine; arsaların sahibi ...’ın vekili olduğunu belirten Mustafa Tur ile davacının görüştüğü, davacıya ... olarak tanıtılan şahsın davalılardan ..., vekil Mustafa Tur diye tanıtılan şahsın ise davalılardan ... olduğu, bu şahsın elinde ... 4. Noterliği'nde bu parsellerle ilgili düzenlenen vekaletnamenin bulunduğu; davalılardan ...’ın da sahte kimlik düzenleyip, sahte belgelerle davacıya satış yaptıkları anlaşıldığı; konuya ilişkin Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/294 Esası ile yapılan yargılama neticesinde; davalılar ..., ... ve ...
...’ın sahte tapu senedi ve noter belgesi düzenlemek ve kamu kurumunu aracı olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından ceza aldıkları, ... yönünden ise beraat kararı verilmiş olduğu, kararın 6/10/2011 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmaz maliki ...’ın tapu iptal ve tescil istemi ile Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/355 Esas - 2010/245 Karar sayılı ilamı ile taşınmazların tapusunun iptali ile davacı mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kararın 31/05/2010 tarihinde kesinleştiği, iş bu davanın da 23/07/2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesi ''Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.'' hükmünü içermekte olup, bu maddede düzenlenen sorumluluk, kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluk türü olup, tapu sicil müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, sicilin tutulmasında, kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Bunun yanı sıra, her ne kadar davacı noterde düzenlenen sahte vekaletnameye dayalı olarak satın aldığı taşınmazın, sonradan yolsuz tescil nedeniyle tapu kaydının iptal edilerek gerçek maliki adına tescil edilmesi nedeniyle zarara uğramışsa da, kusurun varlığı ya da yokluğu devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece Devletin rücuu halinde iç ilişkide etkili olmaktadır.
Bu nedenle, somut olayda 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle Hazine'nin sorumluluğunun söz konusu olacağı,
Ayrıca ... Noterliği'nce tanzim olunan sahte sahte kimlik ve belgelerle dava konusu taşınmazın satışının yapıldığı, Noterlerin hukukî sorumluluğunu düzenleyen 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi “Stajiyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterler, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar.
Noter, birinci fıkra gereğince ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajiyer veya noterlik personeline rücu edebilir.” şeklinde düzenlenmiş olup anılan maddede kusurdan söz edilmemiş olduğundan, noterlerin bu göreve ilişkin kişisel sorumlulukları, kusursuz sorumluluk esasına göre düzenlendiğinden ceza dosyası ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Hazine'nin ve noterin sorumluluğu tartışılmadan yetersiz gerekçe ile noter ve Hazine yönünden davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 06/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.