10. Hukuk Dairesi 2020/6340 E. , 2021/1848 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 13/09/1996-10/09/2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam süreli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne şeklinde verilen karara karşı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davalı şirket ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine şeklinde karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 15/11/2018 tarih ve 2017/3312 Esas ve 2018/8347 Karar no lu ilamı ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince verilen karar ortadan kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararının “bozulmasına” karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama sonucunda , hükümde yazıldığı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş, verilen bu kararın davalı şirket, davalı Kurum vekilleri ve dahili davalı ... (asil) tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I) İSTEM
Dava, davacının davalı konfeksiyon işyeri nezdinde 13.09.1996-10.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam süreli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
II)CEVAP
Davalı Kurum vekili tarafından davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, iddianın resmi belgeler, kayıtlı tanıklarla yöntemince ispatlanması gerektiği belirtilerek, davalı şirket vekili tarafından ise davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davacının fiili çalışmalarının Kurum"a bildirimi yapılan süreler kadar olduğu, davacının kesintili olarak işyerinde çalıştığı, davacının sağlık kurul raporu ile istirahatte geçen sürelerinin bulunduğu, yazılı belgenin aksinin ancak aynı güçte başkaca yazılı belge ile ispatlanabileceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.
III) MAHKEME KARARI:
1- İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece, davanın kabulü ile “davacının 13.09.1996-30.11.1997 tarihleri arasında dahili davalı ..."a ait ... sicil nolu işyerinde, 01.12.1997-10.09.2013 tarihleri arasında davalı ... Konfeksiyon Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli işyerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, dahili davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verilmiştir.
2-) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf yargı yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, “davacının davalı konfeksiyon işyerinde, 13.09.1996 tarihinden itibaren kesintisiz ve tam çalıştığının anlaşılması karşısında; dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, ilk derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle;
“Davalı ... ile davalı Kurumun istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353"üncü maddesinin 1"inci fıkrasının (b) bendinin 1"inci alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
IV- YARGITAY İLAMI:
Davalı Kurum vekili tarafından verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 15/11/2018 tarih ve 2017/3312 esas ve 2018/8347 karar no lu ilamı ile “duruşmalarda dinlenen tanık beyanlarının çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda hizmet tespiti isteminin uzun süreli çalışmaya ilişkin olması nedeniyle yetersiz olduğu gözetilmeksizin ve davacının istirahatli geçen raporlu gün sayıları ile imzalı ücret bordrolarında yer alan hizmet gün sayıları değerlendirilmeksizin davacının davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu” belirtilmek suretiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V)YARGITAY İLAMI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi “davanın kabulüne, davacının 13/09/1996-30/11/1997 tarihleri arasında dahili davalı ..."a ait ... sicil nolu işyerinde, 01/12/1997-10/09/2013 tarihleri arasında davalı ... Konfeksiyon Teks. San ve Tic. Ltd. şirketi isimli işyerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, dahili davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde, ilk hükümdeki gibi aynı şekilde bir karar verilmiştir.
VI) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI SONRASI TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı şirket vekili tarafından sunulan dilekçe ile duruşmalarda dinlenen tanıkların uyuşmazlık konusu dönemin sigortalı çalışanları olmadığı, beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının istirahatli geçen raporlu gün sayılarının hizmet tespitinde dışlanmadığı özet olarak belirtilerek yazılı belgelerin aksine ve gerekli araştırmalar yapılmaksızın, davacının kesintisiz çalışmasını belirlemede yetersiz tanık beyanları esas alınarak kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Davalı Kurum vekili tarafından sunulan dilekçe ile davanın reddi gerektiği belirtilmek suretiyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dahili davalı ... (asil) tarafından sunulan dilekçe ile davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin kendisine ait olmadığı, yargılama aşamasında duruşma tutanaklarında ve yazılan müzekkerelerde dahi “... sicil nolu ...’a ait olduğu anlaşılan işyerinin” denilmek suretiyle bu hususun Mahkemece de kabul edildiği, belgeler arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde herhangi bir araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile sonuca gidildiği, kısaca davacının çalıştığı işyeri ve şirket ile herhangi bir bağının bulunmadığı özet olarak belirtilmek suretiyle hatalı değerlendirme neticesi kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
VII) İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı şirket, davalı Kurum ve dahili davalı ...’ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece çalışma olgusunun tespiti yerinde ise de çalışma süresinin tespiti eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Davacının 01/12/1997-10/09/2013 tarihleri arasında davalı ... Konfeksiyon Teks. San ve Tic. Ltd. şirketi isimli işyerinde geçen çalışmalarının tespitine yönelik olarak eldeki dava dosyası içeriğinde 10/08/2009-20/10/2009 tarihleri arasında davacının istirahatli olduğunu gösterir sağlık raporu, bir kısmı davacı tarafından imzalı olan ücret bordrolarının davacıya ait şahsi işyeri dosyasında yer aldığı görülmektedir. İmzalı ücret bordrolarının, işyerindeki çalışmanın bordrolarda belirtilen süre üzerinden geçtiğinin karinesi olduğunun kabulü gerekir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Zira dosyada ücret bordroları ile aynı kuvvette yazılı başkaca bir belge de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla imzalı ücret bordrolarının olduğu dönemlerde bordrolarda yazılı sürelerden fazla çalışıldığı kabul edilemez.
Uyulmasına karar verilen bozma ilamında “ davacının istirahatli geçen raporlu gün sayıları ile imzalı ücret bordrolarında yer alan hizmet gün sayılarının değerlendirilmesi gerektiği” nin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen bu sürelere ilişkin herhangi bir irdeleme yapılmaksızın, bu süreleri de kapsar şekilde davacının 01/12/1997-10/09/2013 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde kesintisiz çalıştığının kabulü ile varılan sonuç hatalı olmuştur. Bozmaya uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının ücret bordrolarındaki imzaların kendisine ait olup olmadığı yönünde beyanını almak, imzaların aidiyeti kabul edildiği takdirde ya da imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesine rağmen davacının eli ürünü olduğu tespit edildiği takdirde ücret bordrolarında belirtilen sürelerde çalışıldığının kabul edilmesi gerektiğini göz önünde bulundurmak, aksi halde imzaların davacının eli ürünü olmadığının anlaşılması durumunda bu sürelerde çalışma olgusunun tanık beyanları ile ortaya konulduğu gözetilerek sadece sağlık raporunda belirtilen süreleri dışlayarak sonucuna göre gerçek çalışma sürelerini tespit etmek ve infazı kabil bir karar vermekten ibarettir.
İlk derece mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu kapsamda, temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının davalı taraf yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
O halde, davalılar ve dahili davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ... Konfeksiyon Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.ne ve dahili davalı ..."a iadesine, 18/02/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.