12. Ceza Dairesi 2018/7528 E. , 2019/914 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hâkimliği
Taksirle bir kişinin ölmesine neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/03/2018 tarihli ve 2017/2389 soruşturma, 2018/1360 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/05/2018 tarihli ve 2018/805 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre,
Somut olayda, müteveffanın motorsikletiyle seyir halindeyken, aynı istikamette gelen şüphelinin kullandığı araca çarpması sonucu yaralanarak kaldırıldığı hastanede vefat etmesi olayı üzerine, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/02/2018 tarihli raporu ile şüphelinin kusursuz olduğunun bildirmesini müteakip, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05/09/2013 tarihli ve 2012/19402, esas, 2013/19286 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesi ancak mahkeme hâkimi tarafından yapılabileceği, kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hakimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinde dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlı olacağı, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hâkimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı, meydana gelen olay nedeniyle şüphelinin kusur durumlarının mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü, yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15/10/2018 gün ve 94660652-105-40-12523-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2018 gün ve 2018/84542 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
26.04.2017 tarihinde saat 17:30 da meskun mahalde, bölünmüş, çift şeritli 8,10 metre genişliğinde kuru, asfalt yolda, sanığın ... plakalı aracıyla şehir merkezinden... ilçe merkezi istikametine seyir halinde iken kontrolsüz kavşağa geldiğinde sola dönmek için manevra yaparak dönüş için beklediği sırada, aynı istikamette sanığın arkasında sol şeritte seyir halinde olan ...’nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sağ yan kısımları ile sanığın kullandığı aracın sol ön kapı kısımlarına çarparak karşı şeritte 11 metre sürüklenerek durması sonucu motosiklet sürücüsü ...’nın ölümü ile neticelenen olayda;
26/04/2017 tarihli kaza tespit tutanağında, 02/02/2018 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda, sanığın kusursuz olduğunun tespiti karşısında, tüm dosya kapsamının incelenmesinden yeniden uzman bilirkişi raporunun alınmasının sonuca etkili olmayacağı, şüphelinin üzerine atılı suçu işleyip işlemediklerine dair tüm araştırmaların soruşturma sürecinde yerine getirildiği anlaşılmakla, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca maddi olaya ilişkin delillerin etraflıca araştırılıp, şüphelinin atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayalı olarak şüpheli hakkında düzenlenen 28/03/2018 tarihli ve 2017/2389 soruşturma, 2018/1360 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle, bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/05/2018 tarihli ve 2018/805 değişik iş sayılı kararında dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/05/2018 tarihli ve 2018/805 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.