7. Hukuk Dairesi 2015/14030 E. , 2015/9122 K.
"İçtihat Metni"İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... Genel Müdürlüğü ve .... vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ... Genel Müdürlüğü"nün alt işvereni konumunda ... işyerinde işe başladığını, iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü davaya cevap vermemiş, davalı ... işyeri vekili ise davacının büro elemanı olduğunu, davalı ... Genel Müdürlüğü"nün büro elemanına ihtiyacı kalmadığını bu nedenle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacı yerine davalı ... Genel Müdürlüğü"nün ihtiyacı olduğunu bildirdiği klima bakım onarım personeli alındığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... ve ... Ortak Girişimi hakkında da dava açılmış ise de; davanın işe iade davası olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı ...- ... işçisi olarak çalıştığı sırada feshedildiği anlaşıldığından adı geçen şirket hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, iş sözleşmesinin asıl işveren ..."nin talimatı ile davalı şirket yetkilileri tarafından davacının hizmetine ihtiyaç duyulmaması nedeni ile sözlü olarak feshedildiği ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi gereğince işveren tarafından yazılı fesih bildirimi yapılmadığından yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarıda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılardan ... ve ... işyeri arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığı ve aralarında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Davalılardan ... işyeri feshin geçerli nedene dayalı olduğunu savunmuştur. Ancak, geçerli nedene dayalı fesih bildirimlerinin 4857 sayılı İş Kanunu"nun 19.maddesi"nin birinci fıkrasına göre yazılı olarak yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Davacının iş sözleşmesi ise kanunda aranan şekil şartına uyulmadan sözlü olarak yapılmıştır. Bu nedenle, iş akdinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmesi yerinde olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değilsede, davacının davalılardan hangisinin işyerine işe iade kararı verildiği belirtilmemiştir. Ayrıca, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı da dikkate alınmadan ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak infazda tereddüt yaratacak şekilde işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalıların sorumlu olduğu da açıkça belirtilmemiştir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden, hüküm kısmında davacının hangi davalının işyerine işe iadesine karar verildiğinin ve işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu olduğunun açık ve net bir şekilde belirtilmemesi hatalı olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı .... - .... tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalılar ...- ... ve ... Genel Müdürlüğü müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olmak kaydı ile davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılar ...-... ve ... Genel Müdürlüğü"nden müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Davalı ... ve ... Ortak Girişimi hakkında açılan davanın husumet yokluğunu nedeni ile reddine,
6.Karar tarihinde alınması gerekli 27.70 TL harçtan peşin alınan 25.20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.50 TL"nin davalılar ... - ... ve ... Genel Müdürlüğü"nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine"ye gelir kaydına,
7.Davacının yaptığı 90,40 TL yargılama giderinin davalılardan ...-... ve ... Genel Müdürlüğü"nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT"ne göre 1.500.00 TL avukatlık ücretinin davalılardan ...-... ve ... Genel Müdürlüğü"nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
10.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı ... Genel Müdürlüğü ile . ..-..."e iadesine, 14.05.2015 oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.