19. Hukuk Dairesi 2017/291 E. , 2017/6536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal bedelinin iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak, davalılar vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ile davalılardan ... Ltd. Şti. vek. Av. ... ve davalılardan ... Ltd. Şti. vek. Av...."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Otomotiv şirketinden diğer davalının Türkiye distrübütörü olduğu... marka 8 adet çift kabinli kamyonet ve 1 adet arazi aracı satın aldığını, alınan araçların sürekli arıza verdiğini, bu arızaların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, aynı zamanda yetkili servis olan davalı... Ltd. Şti. tarafından giderilmediğini, bu sorunların arazi aracı için de geçerli olduğu gibi bu aracın 2009 model olmasına rağmen müvekkiline 2010 model olarak satıldığını ileri sürerek, ayıplı malların davalılara iadesi ile müvekkili tarafından ödenen mal bedeli olan toplam 342.525,96 TL"nin satış tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle müvekkile iadesine, bedel iadesi talebinin kabul görmemesi halinde araçların ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı... Ltd. Şti. vekili, davacının arıza olarak ileri sürdüğü hususların araçların rutin bakımlarından doğduğunu, araçların yaptığı km ve bakım arasında bir paralellik bulunduğu olağan dışı bir bakım ve hasarın oluşmadığını, davacı iddialarının doğru olmadığını, davacının araçların kalan borcunu ve bakım masraflarını ödememek için bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı... Ltd. Şti. vekili, tacir olan davacının TTK ve TBK hükümlerine göre sadece satıcıya başvurabilceğini, Distribütör olan müvekkiline yönelemeyeceğinden müvekkili aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ticari satışlarda uygulanması gereken 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu araçların ayıplı olmadığını, davacının rutin bakım ve yıpranmayı ayıp olarak nitelendirdiğini, 01/06/2009 tarihinden sonra gümrükten çekilen araçların 2010 yılı olarak tescil edildiğini, dava konusu arazi aracının 2010 model olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, yapılan yargılama toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların tacir olması ve araçların satış tarihlerine göre olayda mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu ile mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun uygulanması gerektiği, anılan yasa hükümlerine göre satıcı davalı...Ltd. Şti."nin ayıba karşı tekeffül hükümleri nedeniyle sorumlu olduğu, diğer davalının araçlara 3 yıl ve 100.000 km garanti verdiği için ve garanti süresi içinde bu davanın açılması nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu, dava konusu araçlarda meydana gelen arızalarla ilgili yapılan teknik değerlendirmeler neticesinde ... ... ... ...araçlardaki arızaların araçlardan yararlanamamayı sürekli hala getiren imalat hatasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğundan bu araçlara ilişkin bedelin iadesinin talep edilebileceği... ... ... ... ,... ...plakalı araçların periyodik bakımlarının yetkili serviste süresinde yaptırılmadığı, bu durumun araçların arızaları klavuzuna aykırı olduğu, eksik olan periyodik bakımların araçların arızaları ile alakalı olduğu kullanıcı hatası bulunan bu araçlara ilişkin talebin yerinde olmadığı, ... Trafik Şube Müdürlüğü yazısına göre ... Bakanlığı"nın 17/07/2007 tarihli genelgesinde uygunluk belgesi tarihi 1 Haziran"dan sonra olan ve trafiğe 1 Ağustos"tan sonra tescil edilen araçların model yılının bir sonraki yıl olarak belirleneceğinin belirtildiği, buna göre dava konusu... plakalı arazi aracının modelinin 2010 olarak belirlenmesinin mevzuata aykırı bir yönü bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davaya konu ... ... ... ...plakalı araçların satış bedelleri toplamı 143.827,84 TL"nin dava konusu araçların davalılara teslim edilmesi koşuluyla teslim edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı taraf dava dilekçesinde temerrüt faizi olarak reeskont faizi talep etmesine rağmen mahkemece avans faizine karar verilmesi talep aşımı mahiyetinde olduğundan mahkeme kararının bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki "avans" kelimesinin çıkarılarak yerine "reeskont" kelimesi yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.