3. Hukuk Dairesi 2019/1976 E. , 2019/9727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile yaptıkları sözleşme gereğince davalıya hat tahsis edildiğini ve davalının bu hattının kullanımından dolayı geçmiş dönemlere ait borcunu ödemediğinden fatura alacaklarının tahsili için davalı aleyhine Hatay 3. İcra Müdürlüğünün 2012/2280 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40"den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görev itirazında bulunmuş, sözleşme içeriğinin kendisiyle müzakere edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davacının şirket olduğu, davacının şirket olması nedeniyle tüketici kapsamına girmediği, Hatay adliyesinde bağımsız tüketici mahkemesi olmaması nedeniyle tüketici tarafından açılan davalara da Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği gerekçesi ile davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmış ve davanın reddine karar verilmiş, hükmün süresi içerisinde davacı tarafça temyiz temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 2016/4385 Esas 2017/15223 Karar sayılı ilamı ile “...Somut olayda; taraflar arasında usulüne uygun olarak yapılmış abonelik sözleşmesinin bulunması nedeniyle uyuşmazlık niteliği itibariyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilir. Mahkemelerin görevli olup olmadıklarını, davanın başında kendiliğinden incelemesi ve görevsiz olunduğu kanısına varılması halinde öncelikle görevsizlik kararı vermesi gerekir. Çünkü, hükmü veren mahkemenin görevsiz olması, mutlak bozma sebebidir.
Davaya konu olayın 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığı ve davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, o yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, yok ise davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.” gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında imzalanan kampanyaya ilişkin başvuru formu ile taahhütnameye göre davalının, 27/07/2011-26/08/2011 dönemine ilişkin fatura kapsamında 9,99 TL sabit ücret ödemesi gerekirken davacı şirket tarafından 3.393,00 TL fatura tahakkuk ettirilmesinin taraflar arasında yapılan kampanya sözleşmesine aykırı olduğu, davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin haklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK"nın 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü, Geçici 3/2 maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; Hatay 2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararı hakkında bozma kararı verilmiştir. Bu aşamadan sonra, görevli Hatay 2.Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen karar, Hatay 2.Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesinin kararı olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın bir denetimi söz konusu değildir.
Bu itibarla, 08/01/2019 tarihinde verilen ve daha önce Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi "İstinaf" olup, görevli mercinin Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.