13. Hukuk Dairesi 2015/35620 E. , 2017/1944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ..."in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Devlet Hastanesi"nde 25.03.2002 tarihinde Anestezi teknikeri olarak işçi statüsünde çalışmakta iken 14.11.2003 tarihinde memur kadrosuna geçirildiğini, İş Kanunu"na tabi olarak çalıştığı dönemde Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası"na üye olduğunu ve TİS"e göre hak ettiği alacaklarının ödenmemesi nedeni ile davalıya vekaletname vererek, işçilik döneminde hakettiği alacaklarının (TİS ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, hizmet zammı, konut yardımı, vasıta yardımı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti) alınması için dava açmasını istediğini, davalının ... İş Mahkemesi"nin 2004/778E. Sayılı dosyası ile fazla mesai ve genel tatil ücreti talepli dava açtığını ancak üyelikten doğan diğer hak ve alacaklarının talep edilmediğini, talep edilen alacak kalemleri ile ilgili olarak da yanlış olarak yasal faiz istenildiğini, daha sonra ilk davanın hatalı açıldığı yönündeki uyarılar üzerine davalı tarafından bu defa ... İş Mahkemesi"nin 2006/369E. Sayılı dosyası ile TİS ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, hizmet zammı, giyim yardımı, konut yardımı ve bakiye fazla mesai alacağı ile genel tatil ücreti alacağı davasının açılıp, derecattan 2012/12051-2013/6727 geçerek kesinleştiğini, bu davada da tüm alacak kalemlerine en yüksek banka mevduat faizi talep edildiğini, oysa talep edilen alacaklardan TİS ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım, hizmet zammı, giyim yardımı, konut yardımı alacaklarının TİS"den kaynaklanması nedeniyle talep edilen faizin en yüksek işletme kredisi faizi olması gerektiğini, fazla mesai ve genel tatil alacaklarına ise en yüksek banka mevduat faizi talep edilmesi gerektiğini, hatalı istenen bu faiz türlerinin ıslah dilekçesi ile de düzeltilmediğini, bilahare talep edilen bu faizlere göre hesaplanan ve ayrıca başka hatalar da barındıran bilirkişi raporuna da itiraz edilmediğini, sonuçta hak ettiği paraların davalının kusuru ve ihmali sonucu ödenmediğini iddia ederek, dava açılmadan önce, oluşan 25.000,00TL zararının talep edilmesine rağmen davalının ödemeye yanaşmadığını belirtmiş ve oluşan zararından, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile, 9.000,00TL"sinin temerrüt tarihi olan 27.04.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, 06.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 35.171,59TL olarak artırmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 2.287,04 TL"nin 09.02.2010 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki davasında vekili olan davalının işçilik alacaklarıyla ilgili olarak açmış olduğu davada gerek faiz türü gerekse faiz başlangıcı yönünden istemde bulunurken zarara uğrattığını, bu nedenlerle ihtarname gönderdiğini, ne var ki, ihtarnameye rağmen zararının ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı"nın işçilik alacakları arasında toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak kalemleri de bulunmaktadır. Gerçekten de, Mahkemenin kararında da vurgulandığı üzere 2822 Sayılı Yasa uyarınca toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmalıdır. Esasında bu konuda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Uyuşmazlık işletme kredisi faizinin hesabında hangi bankaların uygulamalarının esas alınacağı ve bu oranların sürekli olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi"nin emsal kararlarında geciktirilen süreye göre temerrüt faizi hesabında işletme kredisinin faizinin fiilen uygulamış olan bankaların uyguladıkları oranların esas alınarak geçmiş günler faizinin belirleneceği ve ayrıca birer yıllık dönemler itibari ile hesaplamanın yapılması yönündedir. (Y. 12. Hukuk Dairesinin 6.5.2010/7986-11562 sayılı kararı) Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de uygulamayı bu yönde sürdürmektedir. Öte yandan benzer nitelikte ve aynı davalı"nın taraf olduğu bir kısım dosyalarda da, Dairemizce bozma kararı verilmiş olup, bozma ilamında Davalı vekilin aleyhine açılan davalar ile, örnek gösterdiği dava dosyalarında faiz oranı konusunda farklılık bulunduğu belirtilerek çelişkinin giderilmesi istenmiştir. (Dairemizin 18.6.2013 gün ve 2012/11887-2012/16514 sayılı karar)
Mahkemece, uygulanabilir en yüksek işletme kredisi faizinin tespiti için davacının da talebi doğrultusunda ilgili bankalara müzekkereler yazılmış ancak Türkiye Ekonomi Bankası"na yazılan müzekkere cevabı temin edilmeden dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda yukarıda lafsı geçen ilkeler doğrultusunda rapor tesis edilmeye çalışılmış ise de TEB"den cevap gelmediği için o bankaya ait faiz oranın tespit edilmediği yine emsallerde belirtildiği üzere davalının taraf olduğu aynı nitelikte dosyaların dosya arasında bulunmadığından incelenmediği belirtilmiştir. Bu noktada raporun hükme esas teşkil edemeyecek oranda eksik olduğunun kabulü gerekir. Öyleyse mahkemece yukarıda bahsi geçen eksiklikler giderilerek, ek rapor tesisi ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.