
Esas No: 2021/12956
Karar No: 2022/8966
Karar Tarihi: 18.05.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/12956 Esas 2022/8966 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2021/12956 E. , 2022/8966 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/139 E. - 2021/150 K. sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 48 parsel sayılı, 8379,82 m² yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın evveliyatının 1964 yılında yapılan arazi kadastrosu ile davacı ve diğer müşterekleri adına tapuya tescil edilen 9100 m² yüzölçümlü 186 parsel sayılı taşınmaz olduğu,ifraz ve yenileme ile dava konusu 1620 ada, 48 parsel sayılı taşınmazı oluşturduğu, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 17.09.2014 tarihinde "taşınmazın 2797,92 m²'lik kısmı, orman sınırı içinde kalmaktadır” şerhinin konulduğu, şerhten sonra 14.01.2015 tarihinde davacının satış ve
birleştirme yoluyla taşınmazın tamamında malik olduğu, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/88 Esas ve 2019/318 Karar sayılı kararıyla ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 48 parsel sayılı taşınmazın 2790,55 m²'sinin tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, bu kararın 09/09/2019 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın 24.09.2019 tarihinde zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin TMK'nın 1007. maddesi gereğince davalı Hazine'den tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 17.09.2014 tarihinde "taşınmazın 2797,92 m²'lik kısmı, orman sınırı içinde kalmaktadır.” şerhinin konulduğu, davacının 14.01.2015 tarihinde satın aldığı payları orman olduğunu gösteren şerh ile edindiği anlaşılmıştır. Buna göre Devlet tapu sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hali ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirmiştir. 4721 sayılı TMK'nın 1020. maddesinin "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyi niyetli olduğundan ve TMK'nın 2. maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez. Hal böyle olunca, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından, davacının tapu kaydına 17.09.2014 tarihinde konulan orman şerhini görerek 14.01.2015 tarihinde satın aldığı paylar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi.
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/139 E. - 2021/150 K. sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 18/05/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.