13. Hukuk Dairesi 2015/15394 E. , 2017/1912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ... .... Hastanesi adı altında hizmet verdiklerini, davalı kurum ile aralarında hizmet satın alma sözleşmesi bulunduğunu ve bu zamana kadar sözleşme hükümlerine uygun olarak faaliyet gösterdiklerini, davalı kurumun 13/07/2010 tarihinde şirketlerine gönderdiği bir yazı ile şirketin bir takım yanlış uygulamalarının kamu zararına neden olduğunu iddia ettiğini, fatura edilen toplam 147.234,03 TL"nin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanarak yasal faizi ile birlikte tahsil edileceğinin veya kurumda bulunan alacaklarından mahsup edileceğinin belirtildiğini, ilgili yazıda; beyin ve sinir cerrahisi uzmanları tarafından ameliyat endikasyonu olmadığı halde ameliyat yapıldığı, ameliyat endikasyonu olmasına rağmen uygun olmayan ameliyatın yapıldığı, ameliyat endikasyonu olan hastalarda uygun ameliyat yapılmakla birlikte gereksiz, fazladan ve/veya piyasaya göre pahalı malzeme kullanıldığı ve bu nedenle kamu zararına neden olduklarının bildirildiğini, bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, şirketlerinde görev yapan beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarının yaptığı ameliyatlarla ilgili olarak açılmış ne bir ceza davası ne de ameliyatı gerçekleştirilen hastalar tarafından açılmış bir maddi manevi tazminat davasının bulunmadığını, incelemeyi yapan doktor bilirkişilerin soruşturma konusu hastaları muayene etmeden sadece hasta dosyaları üzerinden inceleme yapıp raporu buna göre tanzim ettiklerini, ileri sürerek davalıya 147.234,03 TL borçlarının bulunmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, Kurumlarınca yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı kuruma 147.234,03 TL borçlu olmadığının belirlenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile davalı Kurumun; beyin ve sinir cerrahisi uzmanları tarafından ameliyat endikasyonu olmadığı halde ameliyat yapıldığı, ameliyat endikasyonu olmasına rağmen uygun olmayan ameliyatın yapıldığı, ameliyat endikasyonu olan hastalarda uygun ameliyat yapılmakla birlikte gereksiz, fazladan ve/veya piyasaya göre pahalı malzeme kullanıldığı ve bu nedenle kamu zararına neden oldukları gerekçesi ile 147.234,03 TL"nin şirketlerinden tahsiline ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı Kuruma borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilgili hastalara ilişkin tıbbi belgeler incelenmek suretiyle her bir hasta hakkında yapılan işlemler açıklanarak değerlendirilme yapılmakla beraber, ... ... isimli hastanın görüntüleme yönteminin ciddi boyutta boyun fıtığı kriterlerini karşılayamadığının, ancak hekimin kendi değerlendirmesi nörolojik muayene bulguları ile ameliyat kararı vermiş olabileceği yönünde görüş bildirilmiş; ... .... isimli hasta hakkında ise ameliyat endikasyonu açısından tanıya uygun ameliyat yapılmadığı belirtilmiş, raporun sonunda ise ameliyat ve endikasyonların genel olarak tanıya uygun olduğu görüşüne yer verilmiş olmakla söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden her bir hasta bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle davalı kurumun davacı hakkında tesis etmiş olduğu işlemin hukuka uygun olup olmadığı yönünden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.