
Esas No: 2021/11694
Karar No: 2022/9340
Karar Tarihi: 25.05.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/11694 Esas 2022/9340 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2021/11694 E. , 2022/9340 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve kal, bu mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki Merkez-Kuledibi Mahallesi 105 ada 3 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
Bozma öncesi verilen müdahalenin meni ve binanın kal’ine dair kararda; dava konusu taşınmazın el atılan 602,12 m²'lik zemin bedelinin 152.721,72-TL, eski hale getirme bedelinin ise 176.406,30-TL olarak belirlendiği, eski hale getirme masrafı, zemin bedelinden fazla olduğundan el atılan zemin bedelinden davacının payına düşen kısmın, davalı idareden tahsili ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken el atmanın önlenmesine ve bina inşaatının kal’ine karar verildiği gerekçesi ile Dairemizce bozulmuş olup, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda el atılan 602,12m²'lik zemin bedelinin 280.728,14-TL olarak, binanın kaldırılarak eski hale getirme bedelinin ise 29.524,30-TL olarak belirlendiği anlaşıldığından bozma öncesi ve bozma sonrası raporlar arasındaki eski hale getirme bedeli yönünden oluşan bedel farkına ilişkin çelişki giderilmeden eksik inceleme ile denetime elverişli olmayan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi;
Kabule göre ise;
1- El atılan 602,12m²'lik kısmın eski hale getirme bedeli olan 29.524,30-TL, zemin bedeli olan 280.728,14-TL’den daha düşük olduğundan el atmanın önlenmesi ve binanın kaldırılarak eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusu taşınmazda bulunduğu belirtilen binaların, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca açıklanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliği'ne göre hesaplanan 465.463,85-TL üzerinden davacı payına düşen bedele hükmedilmesi,
2) Dava konusu taşınmaz 3.456,60m² olup fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 602,12m²'lik kısmına bina yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı belirtilmiş olup; “dava konusu taşınmazın sınırları ile davalı idare tarafından el atılan alanların, dava konusu taşınmazda bulunduğu belirtilen binaların ve arta kalan alanların” fen bilirkişi raporunda gösterilmediği anlaşıldığından, bu hususlara ilişkin ölçekli kroki düzenlenmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alınması gerekirken, infaza elverişli olmayan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3) Dava konusu taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında arta kalan kısmında yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilebilir ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü'nden sorularak, arta kalan kısımda değer azalış bedeline hükmedilmesi gerekip gerekmediği denetlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4) a- Kamulaştırmasız el atma davalarında kıyasen uygulanan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 14/3 maddesinin "iştirak halinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır." hükmü gözetildiğinde dava konusu taşınmazda, 49/233 hissede dava dışı kişilerle birlikte verasette iştirak halinde malik olduğu anlaşılan davacı ...’ın kendi miras payına yönelik olarak dava açma hakkının olduğu dikkate alınarak, davacıyla murisi arasındaki mülkiyet ilişkisini sağlayan veraset ilamı getirtilerek davacının taşınmazdaki payı belirlenip el atılan alandaki iştirak halinde malik olduğu 49/233 payın davacının veraset ilamındaki payı oranında bedele hükmedilmesi gerekirken, 49/233 payın tamamı üzerinden hüküm kurulmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
b- Dava konusu taşınmazın el atılan 602,12 m²'lik kısmının bedeli hesaplandığı halde , tamamındaki davacı payının iptaline karar verilmesi,
c- Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden yargılama giderlerinin kabul ve red oranına göre taraflar üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 25/05/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.