9. Ceza Dairesi 2020/6839 E. , 2020/712 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak
Hükümler : Sanık ... hakkında TCK"nın 241/1, 43, 62, 52. madde ve fıkraları gereğince mahkumiyet, diğer sanıklar için beraat.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Göker Süt Ürünleri Ltd.Şti. isimli iş yerini işleten sanıklar hakkında 2009/2010 yıllarında POS tefeciliği yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında;
A- Sanıklar Abdulkadir Maşkar ve ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında mahkumiyet kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1) Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı, bu bağlamda TCK"nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa
./..
kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması icap ettiği nazara alındığında;
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık hakkında, bu dosya ile birlikte incelenen Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2014 günlü ve 2012/1241 Esas, 2014/547 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında mahkumiyet hükmü verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/1925 Esasına kaydedildiği, suç tarihinin 2007/2008 yılları, iddianame tarihinin 13.12.2012 olduğu, temyize konu bu kamu davasında ise suç tarihinin 28.03.2012, iddianame tarihinin 06.01.2015 olması karşısında; sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması ve davalar arasında da suçun sübutunun değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi bakımından CMK"nın 8/1. maddesinde yer aldığı şekilde hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle, söz konusu dosyaların birleştirilmesi sonrasında TCK"nın 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a- Karar başlığında hatalı olarak gösterilen suç tarihinin, suça konu eylemlerin gerçekleştirildiği en son tarih olan 28.03.2012 olarak gösterilmemesi,
b- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.