
Esas No: 2020/9194
Karar No: 2022/9761
Karar Tarihi: 31.05.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2020/9194 Esas 2022/9761 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2020/9194 E. , 2022/9761 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kesinleşen kadastro mahkemesi kararı ile yüzölçümünde yapılan düzeltme nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Hazine'den tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce davalı Hazine yönünden esastan reddine, davacılar yönünden ise kabulü ile davacılardan ...'ün payı karşılığına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakında karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın evveliyatında 1959 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 275.175 m² alanlı 101 parsel, sayılı taşınmaz olarak Tapulama Komisyonu kararı ile dava dışı ... adına tescil edildiği, 1974 yılında yapılan ifrazla 219.065 m² yüzölçümlü 428 parsel olarak tescil edildiği, dava dışı şahıslar arası satış gördüğü, davacı ... 17/219 payı 24.11.1993, davacı ... 38/219 payı 14.11.2005, ... tevhid satışla 10/73 payı 19.09.2012, ... 595/7008 payı 25.19.2014 tarihinde tapuda
herhangi bir şerh olmadan satın alarak malik oldukları, satış tarihinden sonra Ceyhan Kadastro Mahkemesi'nin 2005/5 E. - 2008/8 K. sayılı kesinleşmiş kararı gereği yüzölçümü 150.536 m² olarak düzeltiği, 65.559 m²'lik kısmının 27.0.2016 tarihinde ... adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın yüzölçümü ile ilgili düzeltme 27.01.2016 tarihinde tapuya işlendiği, davacı ...'ün 119/2336 payının düzeltmenin tarihinden sonra 15.02.2016 tarihinde satın aldığı, iş bu davanın 18.07.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçeye göre; somut olayda kadastro işlemleri sırasında yapılan hata sonucu tapu sicilinin hatalı tutulması ve Kadastro Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararına dayanılarak yapılan düzeltme nedeniyle dava konu taşınmazın yüzölçümünün azalması nedeniyle, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi anlamında Devletin sorumluluğuna ilişkin koşulların oluştuğunun kabulü ile arazi niteliğindeki Ceyhan İlçesi, Yalak Mahallesi, 428 parsel sayılı taşınmazların net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve davacılardan ..., Hayati Su Görmez, ... payları ile davacı ...'ün 595/7008 payına göre davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın tapu kaydında ilk olarak 27.01.2016 tarihinde yüzölçümü düzeltiği halde, davacı ...'ün 119/2336 payı 15.02.2016 tarihinde satın alarak edindiği anlaşılmıştır. Buna göre Devlet tapu sicil kaydındaki yüzölçümü düzeltilmesinin tesisini sağlayarak kaydın bu hali ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirmiştir. 4721 sayılı TMK'nın 1020. maddesinin "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devir alan davacının iyi niyetli olduğundan ve TMK'nın 2. maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemez. Hal böyle olunca, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından, davacının 27.01.2016 tarihinden sonra satın aldığı pay yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi hükmünün yukarıda açıklanan gerekçelerle HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/05/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.