23. Hukuk Dairesi 2015/5653 E. , 2016/1041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, davalının maliki olduğu .. Teknesi"nin 2009, 2010 ve 2011 yıllarında .. Liman İşletmesi"nden aldığı hizmetler nedeniyle cari hesap ilişkisi bulunduğunu,.. Limanı"nın, belediye meclis kararı uyarınca müvekkili şirket tarafından işletildiğini, .. İşletmesi"nin, bu limanı kullanan yerli ve yabancı bayraklı tüm tekne ve gemilere bağlama ve palamar hizmeti verdiğini, davalıya ait teknenin yaklaşık on yıldır müvekkili şirketten bağlama ve palamar hizmeti aldığını, tarafların, en son, 01.01.2009 ile 31.12.2009 tarihleri arasındaki dönem için Yat Bağlama, Su ve Elektrik Hizmet Sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafın, bu tarihlerden sonra, sözleşme olmaksızın.. Belediyesi Yat Limanı İşletme Yönetmeliği"ne aykırı şekilde, liman işletmesinden bağlama ve palamar hizmeti almaya devam ettiğini, adı geçen teknenin, davalının mülkiyetinde olduğunu, bu durumun ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/386 E., 2011/611 K. sayılı kararı ile de tespit edildiğini, davalı tarafa ait teknenin 2009, 2010 ve 2011 yıllarında almış olduğu bağlama ve palamar hizmetleri karşılığında, müvekkili şirket tarafından, 2011 yılı ücret tarifesi üzerinden faturalar düzenlendiğini ve cari hesap ekstresine yansıtıldığını, davalı tarafın bu hizmetleri almadığına dair bir beyanının bulunmadığını, müvekkili şirketin verdiği bu hizmetler karşılığında davalı taraftan 3.377,50 TL alacağı olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü"nün 2013/6542 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine karşı haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi,.. Teknesi"nin donatanının davalı şirket olmadığını, taraflar arasında 2010-2011 yılları arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında sadece 2009 yılında sözleşme yapıldığını, sözleşmenin süreli olduğunu ve 2. maddesi uyarınca yenilenmesinin mümkün olmadığını, .. Belediyesi Yat Limanı Yönetmeliği"nin 2012 yılında kabul edildiğini ve 2010-2010-2011 yılları için geçerli olmadığını, teknenin satıldığını ancak resmi satışın henüz yapılmadığını, 26.08.2010 tarihli yazı ile, teknenin satıldığının .. Başkanlığı"na bildirildiğini, teknenin anahtarının satış yapılan üçüncü kişiye verildiğini ve tekneyi onun kullandığını, tekneyi alan üçüncü kişiyle sorunlar yaşandığını, bu nedenle hukuki yollara başvurulduğunu, henüz netice alınamadığını, teknenin üçüncü kişi tarafından kullanıldığını ve hizmetlerden onun yararlandığını, bu nedenle davacı tarafın belirttiği alacağın kendilerinden talep edilmesinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, davalıya ait teknenin, davacı şirketçe işletilen limanda, davalıdan aldığı bağlama ve palamar hizmeti karşılığı düzenlenen fatura ve cari hesap ilişkisine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında, en son 2009 yılında hizmet sözleşmesi imzalandığı, davalının, 2010 ve 2011 yıllarında, sözleşme olmaksızın bu hizmetleri almaya devam ettiği, davalı şirketin, teknenin satışından davacı şirketi haberdar etmemesinin .. Belediyesi Yat Limanı İşletme Yönetmeliği"ne aykırı olduğu, yönetmelik hükümlerine göre davacının, gerek sözleşmeden gerekse sözleşme sonrası hizmetlerden kayıtsız şartsız sorumlu olacağının yönetmelikte açıkça düzenlendiği, davalının belirtmiş olduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/386 E., 2011/611 K. sayılı ilamına göre, .. Teknesi"nin mülkiyet ve tasarruf hakkının 2010-2011 yıllarında da davalı şirkete ait olduğu, faturanın varlığının veya tebliğinin hukuki ilişkinin ispatı için yeterli olmadığı, icra takibine konu faturalardaki hizmetin davacı tarafça davalıya verilip verilmediğine dair dinlenen tanık beyanlarına göre, davalıya ait tekneye hizmet verildiğinin anlaşıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında da 30.10.2013 takip tarihi itibariyle, davacının, davalı şirketten 3.377,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının icra takibine itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafın bu fatura bedellerine ilişkin borcu ödediğini kanıtlayamadığı, taraflar tacir olduğundan avans faizi uygulanması gerektiği, takip konusu alacağın, cari hesap ilişkisine ve faturaya dayalı olması sebebiyle borçlu tarafından bilinebilir ve likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, itirazın iptaline ve %20 icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.