13. Hukuk Dairesi 2015/31839 E. , 2017/9211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, .... İcra Müdürlüğünün 2014/8550 takip sayılı dosyası üzerinden alacağın sağlanması amacıyla borçlu hakkında icra takibi yapıldığını, davalı borçlu tarafından itiraz edildiği, bu nedenle takibin durduğunu, davalı ile yapılan gayrimenkul satış sözleşmeleri çerçevesinde tanesi 6.700 TL olmak üzere 12 adet devre mülk satın aldığını ve toplamda 80.400 TL ödediğini, davalı şirketin 30/08/2012 tarihinde devremülkleri tamamlanmış olarak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak halen teslim etmediğini belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davalının takip dosyasının yapmış olduğu itirazın haksız olması sebebiyle takip miktarı olan 80.400 TL"nin %20"ne tekabül eden 16.080 TL.icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.Asliye Hukuk Mahkemesine Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açılan ve ana dosya ile birleştirilen davanın mükerrer olduğundan REDDİNE karar verilmiş; hükmün davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tavzih ve tashih kurumu HMK"da ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, bu düzenlemelere göre mahkemece, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar tashih yoluyla res"en veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir (HMK 304); hükmün yeterince açık olmadığı veya icrasının tereddüt uyandırdığı yahut hükümde birbirine aykırı fıkralar bulunduğu hallerde ise tavzih kararı verilebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. (H.M.K 305/2)
Somut olayda, davalı aleyhine hüküm fıkrasının 4. ve 5. bendinde hesaplanan kalemler belirtilerek harç ve yargılama giderlerine hükmedilmiş, davacının talebi üzerine verilen tavzih kararıyla, hükümdeki ilgili maddelere ek kalemlerle yargılama giderleri eklenerek davalı aleyhine yeni bir harç ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Mahkemece, davacının talebi üzerine verilen tavzih kararı, dosya içeriği ve karar gerekçesi itibariyle H.M.K 305. maddesinde tanımlanan tavzih nedenleri arasında yer almamaktadır. Bu itibarla hükmü değiştirecek nitelikte tavzih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Yukarıda bahsedilen bozma nedenine ek olarak;
Davacı, davalıdan aldığı geçersiz devre mülk satış sözleşmesi nedeniyle ödediği bedelin tahsil için davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının davalıya bildirim yaptığını iddia ettiği 30.07.2013 tarihli yazıyı esas alarak asıl alacağa 30.07.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de, işlemiş faize hükmedilebilmesi için davalının BK 101(yeni T.B.K 117) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda davacı borcun ödenmesine yönelik yazı göndermiş, dosya kapsamında bulunan belgelerden gönderilen yazının tebliğ edilip edilmediği anlaşılmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davacının gönderdiği yazının tebliğ edilip edilmediği araştırılarak tebliğ edilmiş ise temerrüdün bu tebliğ tarihinden başladığı, edilememiş ise dava tarihinde temerrüdün oluştuğu gözetilerek temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için işlemiş faize hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile 30.07.2013 tarihinden itibaren işlemiş faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.