Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/37985
Karar No: 2017/9123
Karar Tarihi: 04.10.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/37985 Esas 2017/9123 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2015/37985 E.  ,  2017/9123 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca ve davalı-.... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacılar, murisleri ... 13.06.2011 tarihinde 8.500,00TL tutarlı tüketici kredisi kullandığını, kredi kullanım anında yıllık kredi hayat sigortası sözleşmesi yapıldığını, ilk 14 taksitin ödenmesi sonrasında 18.09.2012 tarihinde akciğer kanseri nedeniyle vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine vefat teminat bedelinin ödenmesi için ihtarda bulunulduğunu, talebin reddedildiğini, kredi borcu olarak 1.825,74TL ödendiğini, davalı tarafın aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek; rizikonun gerçekleştiğinin tespitine, vefat nedeniyle kredi borcunun davalı sigorta şirketi tarafından bankaya ödenmesi gerektiğinin tespitine ve ödenen taksit tutarlarının da avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davalı banka yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı .... yönünden, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle ödeme yapılmasına ilişkin davacı tarafın talebinin davacı sıfatı yokluğu nedeniyle reddine, rizikonun gerçekleşmesinden sonra davacı tarafından yatırılan 1.825,74TL"nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ... davalı .... tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Mahkemece, gerekçede; alınan bilirkişi raporunun içeriği açıklanarak bu raporun hükme esas alındığı belirtildikten sonra, aynı gerekçenin son bölümünde de; kredinin kullanıldığı tarih itibariyle müteveffanın ölümüne neden olan kanser rahatsızlığını bilmediği, bu durum karşısında davalı bankanın herhangi bir husumetinin bulunmadığı, davalı .... bakımından rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle ödeme yapılmasına ilişkin davacı tarafın talebinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine, rizikonun gerçekleşmesinden sonra davacı tarafından yatırılan 1.825,74-TL"nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Oysa ki, alınan bilirkişi raporunda, ölenin hastalığının önceki gırtlak kanserinden bağımsız olarak aniden ortaya çıkan akciğer kanseri olduğunu, bu nedenle sigorta süresinde bilgi sahibi olmadığını, poliçenin 1 yıl dolduktan sonra 13.6.2012 tarihinde yenilendiği ve yenilenen poliçenin teminat miktarının 7.532,26TL, murisin kalan borcunun ise 7.148,73TL olduğu, poliçe miktarından kalan 383,53TL ve ölümden sonra davacılar tarafından yapılan ödemeler miktarı 1.825,74TL olmak üzere toplam 2.209,27TL"nin davacıya iadesi gerektiği ifade edilmiştir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli karar uyum içinde olmalıdır. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
    Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 6100 sayılı HMK 294 ve 297 maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 6100 sayılı HMK 297/son maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu belirtilmiş yine anılan kanunun 298/2. maddesi gereğince de; gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
    Temyize konu davada, gerekçede iki ayrı görüşle çelişkili durum yaratıldığı ve dolayısıyla kısa kararla da çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla, bu husus da açıklanan yasal düzenlemeye göre HMK 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın davalı-Garanti Emeklilik"e iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi