23. Hukuk Dairesi 2015/1660 E. , 2016/942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davası sonucunda verilen hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 25.11.2014 gün ve 5570 Esas, 7550 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan kooperatifin satış kararı aldığı C Blok 7 numaralı daireyi 40.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu meblağın 25.000,00 TL’sini ödediğini, kalanı için senet imzaladığını, kaba inşaat halindeki daireyi teslim aldıktan sonra eksiklikleri tamamlayarak içerisinde oturmaya başladığını, daire tapusunun ise diğer davalı arsa sahipleri adına olduğunu ileri sürerek, anılan daire tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde şimdilik 30.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan birkısım arsa sahipleri vekili, müvekkilleri ile davalı yüklenici kooperatif arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararıyla feshedildiğini, bu sebeple davacının yükleniciden aldığı bağımsız bölümün tapusunun verilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan kooperatif vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tüfenkçi, davaya cevap vermemiştir,
Mahkemece, davalı kooperatif ile diğer davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshedildiği, bu nedenle de davacının tapu iptali ve tescili isteyemeyeceği, davacı bedel talep edebileceğinden arsa sahiplerine husumet yöneltilemeyeceği, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediğini talep edebileceği, halen dairede oturulduğundan yapılan faydalı ve zorunlu masrafların talep edilemeyeceği gerekçesiyle, arsa sahipleri aleyhine açılan davanın reddine, kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL’nin temerrüt faiziyle tahsiline, faydalı ve zorunlu masraflara ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davacı ve davalılardan kooperatif vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.11.2014 tarih ve 5570 E., 7550 K. sayılı ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, davalı kooperatif aleyhine açılan dava kısmen kabul edildiğine ve davalı kooperatif kendisini vekille temsil ettirdiğine göre, bu davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu lazimeye uyulmamasının doğru olmadığı, kararın davalılardan kooperatif yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilerek, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının 6. bendinin son kelimesi olan “verilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere, “davalılardan kooperatif kendisini vekille
temsil ettirdiği ve aleyhine açılan dava kısmen reddedildiği anlaşıldığından 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan kooperatife verilmesine” kelime grubunun eklenmesine, kararın bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesi kapsamından, taşınmaz bedeli yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, faydalı masraflar yönünden de esastan davanın reddine karar verilen davalı arsa sahipleri yönünden karar düzeltme itirazında bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı yüklenici kooperatif ve davalı arsa sahipleri yönünden davacının meskeni kullanmaya devam ettiği, ancak taşınmazı tahliye etmesi halinde faydalı ve zorunlu masraf bedelini talep edebileceği gerekçesiyle bu isteme yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Sözleşmenin tarafı olmayan davacı, davalı yükleniciye isabet eden daireyi devralmış olup, sadece bu payın tescili istemi ile sınırlı olarak yüklenicinin payına halef olmuştur. (Dairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/7747 E., 2014/347 K; 24.11.2014 tarih ve 9383 E., 7532 K. 17.12.2015 tarih ve 2717 E., 8229 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye düşen bağımsız bölümü harici satım sözleşmesiyle yükleniciden satın alan davacı, yüklenicinin arsa payı karşılığı zaten yapmaya zorunlu olduğu imalata katkıları sebebiyle arsa sahibinden talepte bulunamaz. Davacı böyle bir talebi, ancak, akidi olan yükleniciye karşı ileri sürebilir. Ayrıca, davacı tarafça, davalı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tüm haklarının temlik alındığına ilişkin herhangi bir iddia ve delil de ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının inşaata yaptığı katkı ile ilgili istemin de davalı arsa sahipleri yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirdi. Ne var ki; davacının inşaata yaptığı katkı ile ilgili istemine ilişkin, davalı arsa sahipleri yönünden davanın erken açıldığı yönündeki gerekçe, davalı arsa sahiplerince temyiz edilmediğinden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.
Bu açıklamalara ve Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 03,20 TL harç ve takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine 19.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.