5. Ceza Dairesi 2014/9075 E. , 2017/4738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet, eylemin güveni kötüye kullanma olarak kabulü ile düşme; sanık ... ve ... hakkında beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK"nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında CMK"nın 237/2 ve 3628 sayılı Yasanın 18. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sadece bu suç yönünden katılma talebinin KABULÜNE, resmi belgede sahtecilik suçunun mahiyetine göre doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin bu suçlardan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... müdafii ve O yer Cumhuriyet Savcısının resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan ... vekilinin zimmet suçundan kurulan beraat ve eylemin güveni kötüye kullanma olarak kabulü ile kamu davasının düşürülmesi hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA.
Sanık ... hakkında eylemin güveni kötüye kullanma olarak kabulü ile kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
..... Koruma Başkanlığında bekçi olarak görev yapan sanığın tahsil ettiği bedelleri mal edindiği iddiası ile cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın muhasebe işlerine bakıp tahsilatları yaptığı anlaşılmakta ise de, 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanunun 12. maddesinde bekçilerin görevlerinin sayıldığı, anılan Yasanın 13. maddesinde ise belirtilen istisnai durumlar dışında bekçilerin başka işlerde görevlendirilemeyeceği şeklinde yasaklayıcı hüküm getirildiği, olayımızda sanığın tahsilatla görevlendirilmesini gerektirecek istisnai bir durumun mevcut olmadığı, bu itibarla koruma bekçisi olan sanığın zimmet suçundan fail olarak sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı gibi görevine girmemesine rağmen, tahsilat yapması nedeniyle mahkemece oluşumu kabul edilen eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun şikayete tabi bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
.....Koruma Başkanlığında başkan ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklar hakkında bekçi olarak görev yapan .... ile birlikte iştirak halinde zimmet suçunu işledikleri iddiası ile açılan davada sanıkların beraatine karar verilmiş ise de, ...."nın eyleminin yukarıda belirtildiği şekilde TCK"nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna uyacağı gözetilip çiftçi mallarını koruma görev ve yetkileri olan sanıkların ..."yı denetlememe eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.