Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/11159
Karar No: 2017/692
Karar Tarihi: 01.02.2017

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/11159 Esas 2017/692 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2015/11159 E.  ,  2017/692 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacılar ... ve ... 04/07/2007 havale tarihli dava dilekçelerinde; ... ilçesi ... köyü ... mevkiinde yer alan, doğusunda ..."na ait ... ada ... nolu parsel, batısında ... ..."na ait ... ada ... nolu parsel, güneyinde köy tüzelkişiliği adına tespit gören ... ada ... nolu parsel, kuzeyinde ..."na ait ... ada ... nolu parsel bulunan tahminen 1000 m²"lik alanın, kadastro çalışmaları esnasında davalı Hazine adına tespit gördüğünü, bu yere köyün kuruluşundan beri zilyet olduklarını ileri sürüp yaklaşık 1000 m²"lik taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın adlarına ½"şer paylı olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemişler, kadastro mahkemesince çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak tutulmadığından davanın görev yönünden reddine ve karar kesinleştiğinde talep halinde sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Diğer yandan davacılardan ..."nun aynı mahkemede açmış olduğu 2010/65 Esas sayılı dosyası ile fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu gerekçesiyle 2012/34 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş ve 2012/34 Esası üzerinden yargılama yapılmıştır.
    Sulh hukuk mahkemesince davanın kabulüne ve fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 522,97 m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairenin 28/09/2011 tarih ve 2011/6791 E. - 2011/10659 K. sayılı kararıyla; "...Mahkemece, 1985 - 1990’lı yıllara ait hava fotoğrafı memleket haritası ve fotogrametri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilip, bir ziraat mühendisi, bir harita mühendisi ve bir jeolog bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 1990"lı yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, yine fotogometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, halen aktif dere yatağı niteliği taşıyıp taşımadığı belirlenip, tazınmazın toprak yapısı incelenmeli, çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları HUMK’nın 259 ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip;
    taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalı..." gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
    Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre zilyetlik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi