18. Hukuk Dairesi 2016/9762 E. , 2016/10481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, ... İli ...lçesi ... Köyü 587 (ifr.1288) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 10.11.2015 gününde temyiz eden davalı vekili ... ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle mahkemesine geri çevrilmiş, bu kez iade edilmekle, dosyadaki bilgi ve belgeler okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişi raporunda buğday ve slajlık mısır değerlendirilmeye alınmış ise de, geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen 12.01.2015 tarihli ... ve... Müdürlüğü yazısında bildirilen münavebe listesinde bu şekilde ikili bir münavebenin bulunmadığı, ayrıca davacı idare tarafından hazırlanan kıymet takdir raporunda taşınmazın birim m² değerinin 15,10 TL olarak belirlenmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda arazi birim m² bedelinin 4,44 TL olarak tespit edildiği böylece taşınmazın gerçek değerinin belirlenmediği kanaatine varıldığından; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi için, yukarıda belirtilen ilgi yazıda yer alan münavebe listesinden uygun ürünler seçilerek yeniden bedel tespit edilmesi bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alındığında tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinde %200 oranında objektif değer artış oranı uygulanmak suretiyle bedel tespiti yerine bu oranı %100 olarak uygulayan rapora göre düşük bedel tesbiti
3-Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasının niteliğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Ayrıca;
4-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tesbiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir.
Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden de kararın bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.