Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/36372
Karar No: 2017/8877
Karar Tarihi: 03.10.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/36372 Esas 2017/8877 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, 27 yıl boyunca davalının yanında çalıştığını ve iş akdinin haksız yere feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarını talep etti. Davalı ise zamanaşımının gerçekleştiğini ve işten ayrılış tarihinin 2008 olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etti. Mahkeme, davacının tanığından alınan ifade ile diğer tanıkların beyanları arasındaki çelişkiden dolayı davacının taleplerini reddetti. Yargıtay ise tanık beyanındaki çelişkinin diğer tanıkların ifadeleri ile değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Türk Borçlar Kanunu'nun 438. maddesi ise işçinin uğradığı zararın 6 aylık ücret tutarını aşamayacağını hükme bağlar.
13. Hukuk Dairesi         2015/36372 E.  ,  2017/8877 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, 1983 yılında günlük temizlik, yemek, bakım ve ev işlerinde çalışmak üzere davalının yanında işe başladığını, aralıksız 27 sene çalıştığını, iş akdinin 2010 yılı Mart ayında yaşlandığı gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
    Davalı, zaman aşımının gerçekleştiğini, davalının işten ayrılış tarihinin 2008 yılı olduğunu, dava açıldığı tarihte 5 yılın dolduğunu, Türk Borçlar Kanunun 438.maddesine göre işçinin 6 aylık ücretinden fazla tazminat hesaplanamayacağını savunarak davanın reddine dilemiştir.
    Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    Davacı, davalının yanında çalışırken iş akdinin haksız yere feshi nedeniyle işçilik haklarının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davalının işten ayrılış tarihinin 2008 yılı olduğunu savunarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece" davacının tanığı damadı ... yargılamanın 22/01/2015 günlü oturumunda, davacının kayınvalidesi olduğunu, kendisinin de kuaför olup, kayınvalidesinin çalıştığı ev ile karşılıklı bulunduklarını, annesinin 2003 yılında vefat ettiğini, kayınvalidesinin de 2005 yılında işten ayrıldığını belirtmiş olup, gerçi bu cümlesinin başında 2010 yılında çalıştı şeklinde bir ifade de bulunmuş ise de sonrasında 2005 yılında işten ayrıldığını bildirmiş olması nedeni ile, davacının dinlettiği diğer tanıklarına nazaran, daha yakın akrabalık tessis ettiği ve gerekçeli olarak işten ayrılış tarihini ayrıldığını bildirdiğinden bu beyan içerisindeki 2005 tarihi önemli hale gelmiştir, davalı tanıkları 2008 yılının eylül ayında işten kendi isteği ile ayrıldığını beyan etmşlerdir. Bu durumda işten ayrılma tarihinin Eylül 2008 yılı olduğu sonucuna varılmıştır. "gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece tanık olarak dinlenen ... 22.01.2015 celsede tanık olarak dinlenmiş olup" benim çalıştığım kuaför dükkanı Badegül hanımın çalıştığı yer ile karşılıklı olduğu için Badegül hanımı görürdüm, ben bu dükkana girdiğimde Badegül hanım çalışıyordu, 2010 yılına kadar da çalıştı, benim annem 2003 yılında vefat etti, kaynanam da 2005 yılında işten ayrıldı " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ifadesinde yer alan çelişki mahkemece giderilmeden ve diğer davacı tanıkları beyanları dikkate alınmadan çelişkili tanık beyanına göre karar verilmiştir. O halde mahkemece, tanık ..."in ifadesinde yer alan çelişkiler giderilerek ve diğer tanık beyanları ile birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi