11. Ceza Dairesi 2017/5220 E. , 2018/587 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık ..."ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, 18.03.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükümleri, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 26.03.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 Tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi ile cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
TCK"nın 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması; TCK"nın 267/1. maddesinde tanımlanan" iftira" suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. Somut olayda, karışmış olduğu hırsızlık olayı ile ilgili olarak aranan 35 KS 172 plakalı OPEL marka aracın Havza tünellerinden geçerek Çorum ili istikametine geleceği yönünde alınan ihbar üzerine sanığın Çorum ili Samsun yolu girişinde Çorum il Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalandığı, hırsızlık şüphesiyle yakalanan sanığın ... isimli şahsın kimlik bilgileri ile kendi fotoğrafını taşıyan kimliği kolluk görevlilerine ibraz ettiği ve düzenlenen 15.03.2013 tarihli Yakalama-Üst Arama-Muhafaza Altına Alma Tutanağı"nı sahte kimlikteki ... ismiyle imzaladığı, ancak GBT sorgusunda ..."ın arama kaydının olmaması ve kimlik bilgisiyle ilgili sanıkla yapılan görüşme üzerine kimliği hususunda tereddüde düşüldüğü, sahte kimlik kullanabileceği değerlendirilerek kimlik tespiti amacıyla parmak izinin alındığı, yapılan mukayese sonucu ... olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından; sanığın eyleminin tamamlanmış TCK"nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu" oluşturduğu ve kabulün de bu şekilde olduğu, TCK’nın 268. maddesinin atfıyla 267. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temel cezanın belirlendiği gözetilmeden, iftira suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle TCK"nın 35. maddesi gereğince cezada indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi ile cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir
kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.