13. Hukuk Dairesi 2015/21396 E. , 2017/8795 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının ... ve ... ile birlikte müşterek malik olduğu taşınmazın hem satışı, hemde müteahhitlere kat karşılığı pazarlanması için davalı ile komisyon akdi imzalandığını, sözleşmede taşınmazın m²"sinin 4500 USD bedelle satılması halinde satış bedeli üzerinden % 3 oranında komisyon ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ilk sözleşmelerin süreli olmaması nedeniyle tarafların 07/03/2012 tarihli sözleşme yaptıklarını ve komisyon akdinin devamını kararlaştırdıklarını, taşınmazın 19/10/2012 tarihinde m² si 4.700 USD den satıldığını, satış nedeniyle paydaşlardan ... ile ... kendilerine ait olan komisyon bedellerini 10/05/2013 ve 16/05/2013 tarihli protokollere bağlı olarak ödediklerini, davalının payına düşen komisyon bedelini ödemediğini, ileri sürerek 14.000,00 TL"nin taşınmazın satış tarihi olan 19/10/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının delil olarak iki adet emlak komisyon akdine dayandığını, bunlardan birinci komisyon akdinin tarihsiz olduğunu, akit süresinin yazılı olmadığını, davacının ünvan ve imzasının olmadığını, bu sebeple geçersiz olduğunu, ikinci komisyon akdinde ise imzanın kendisine ait olmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile yapılan sözleşme uyarınca taşınmazın sözleşme kapsamında satışına aracılık yaptığını ancak davalının payına düşen komisyon bedelini ödemediğini, ileri sürerek, 14.000,00 TL"nin tahsilini talep etmiş olup, davalı geçerli şekil şartlarına haiz bir sözleşmenin olmadığı savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından sunulan bir kısım belgelerin davacının imzasını içermediği, bu nedenle geçersiz olduğu, 10/02/2013 tarihli yetki belgesinin ise tarihinin tahrif edildiği söz konusu belgelerin usulüne uygun olarak tanzim edilmiş gayrimenkul tellallığı sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık taraflar arasında geçerli bir komisyon sözleşmesi olup olmadığı ve davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bu halde, öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekir. Davacı tarafından akdi ilişkinin ispatına yönelik bir takım sözleşme ve belgeler sunulmuştur. Davacı tarafından sunulan 10.02.2012 tarihli davalının imzasını içeren yetki belgesinin mahkemece tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir inceleme yapılmadan tahrifat yapıldığı gerekçesiyle hükme esas alınmadığı, yine 07/03/2012 tarihi sözleşme dışında davacı tarafından 03.01.2014 tarihli dilekçe ekinde sunulan komisyon akdi başlıklı tarihsiz sözleşmenin davacı ve davalı tarafın imzalarını içerdiği ancak mahkemece iş bu sözleşmenin aslının getirtilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, tarafların imzasının olduğu sözleşme aslı getirtilerek taraflar arasındaki akdi ilişkin değerlendirilmesi ve 10.02.2012 tarihli belgede tahrifat yapılıp yapılmadığının tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.