6. Ceza Dairesi 2015/8747 E. , 2016/1268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 23/10/2015 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede suçun neden ibaret bulunduğu daha doğrusu yüklenen eylemin neler olduğu açıklanmalıdır. Esas olan iddianamede yazılı sevk maddesi olmayıp, iddianamede olayın anlatılış biçimidir. Açılmış dava olup olmadığı sevk maddesine göre değil eylemin açıklanış ve yasal unsurlarını gösteriş biçimine göre belirlenmelidir. Eğer açıklık yok ise iddianame iade edilerek düzenlenmeden hüküm kurulmamalıdır. (CMK. 170.)
Cumhuriyet Savcısı soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasına yada kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin iki karardan birini verir.
Kovuşturmaya yer olmadığına kararları kesin hüküm niteliğinde değillerdir. Kovuşturmama kararına karşı;
a-) Suçtan zarar görenin kovuşturmasızlık kararının kendisine bildirilmesinden başlayarak 15 gün içinde bu karara itiraz ederse itirazı inceleyen makam itiraz dilekçesinde kamu davasını haklı gösterecek olaylar ve deliller görür ise kamu davasının açılmasına karar verilir. Cumhuriyet Savcısı bu halde kamu davası açar. Mahkemenin, Cumhuriyet Savcısının yerine geçerek dava açması dahi söz konusu olamaz.(Kovuşturmaya yer olmadığına dair Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz CMK"nın 173. maddesinde düzenlenmiştir.)
b-) Şüpheli ve/veya şüphelilere karşı yeni delillerin çıkması durumunda da yeniden değerlendirilme yapılarak daha önce kovuşturmasızlık verdiği konuda dava açabilir. (CMK. 172/2).
Ancak; kovuşturmama kararı sanık veya/sanıklar için bir baskı aracıda olamaz, o halde gelişi güzel bu karar kaldırılıp dava açılamaz.
CMK"nın 171. maddesinde Cumhuriyet Savcısının kamu davasını açıp açmaya bileceği hususuna yer verilmiştir. Yani her durumda dava açma yetkisi Cumhuriyet Savcısında bulunmaktadır.
CMK. 174. maddesi, “soruşturma, kovuşturma ve hüküm yalnız iddianamede beyan olunan suç ve zan altına alınan şahıslara yöneliktir. Hükmün konusu duruşma sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.
İddianamede anlatılan olay hükmün konusudur. Dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Görevsizlik kararıyla da açılmayan bir davadan bahsedilemez. Bu yasal kurallar çerçevesinde;
Somut olayımıza gelince,
... Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 04.06.2008 tarihli 2008/22767 soruşturma nolu iddianamesi ile sanık ... ..."nin yakınan ..."ın rızası olmaksızın cüzdanından 20-TL parasını alarak tuvalete gitme bahanesiyle olay yerinden uzaklaştığı şeklindeki anlatıma yer verilerek, sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında,
.. Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 04.06.2008 tarihli 2008/22767 soruşturma nolu dosyasında sanığın, yakınan Mustafa"ya yönelik kasten yarama eyleminden dolayı da ek Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bu karara karşı herhangi bir itiraz yoluna gidilip gidilmediğinin ve/veya bu kararın kesinleşip kesinleşmediği dosyadan anlaşılamadığı,
Asliye Ceza Mahkemesi"nde yürütülen yargılama sırasında yakınanın vaki iddaları üzerine ek kovuşturmama kararını da kapsayan şekilde ve iddianamede anlatılmayan olaylara da yer verilerek, özetle "sanığın yakınanı dövdüğü, bu nedenle eylemin yağma suçunu oluşturacağından bahisle" bir görevsizlik kararı verildiği,
Bu görevsizlik kararını mevcut haliyle benimseyen mahkemenin yargılamaya devamla hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; iddianame sınırları dışına çıkılıp ek kovuşturmama kararındaki değerlendirilmeleri de içeren böylesi bir görevsizlik kararıyla yargılamaya devamla suçun vasfını belirlenmesi ve bir hükme bağlanması önce sanık için adil yargılama hakkını içeren bir usül kuralına aykırı davranmaktır. Bu sanığın hak arama hürriyetini ve savunma hakkını kısıtlama anlamına da gelmektedir. Hal böyle olunca öncelikle takipsizlik kararı akıbeti araştırılıp kesinleştiğinin belirlenmesi halinde bu durumun hukuken ortadan kaldırılarak iddianame sınırları içine girmeyen iddialarla ilgili olarak hukuki düzenlemenin de sağlandıktan sonra iddia, savunma ve bütün delillerin bundan sonra takdir ve değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Yakınan Mustafa"nın aşamalarda, sanığın cüzdanındaki parayı rızası dışında aldıktan sonra kendisini dövdüğünü beyan ettiği, mahkemece yakınanın anlatımında cüzdanının çalındığına ilişkin kısmı kabul edildiği halde, sanık tarafından dövüldüğüne ilişkin kısmı yeterli ve yerinde gerekçe gösterilmeden kabul edilmeyerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.