13. Hukuk Dairesi 2016/8411 E. , 2017/8745 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."ın gelmeleriyle duruşmaya başlanmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 9.4.2013 tarihinde sıfır traktör satın aldığını, satın aldıktan kısa bir süre sonra arıza vermeye başladığını, bu kapsamda yakıt deposunun delindiğini, arka cam amortisörlerin arızalandığını, vites atma, uğultu ve hidrolik sorunlarının oluştuğunu, bu nedenle maldan yararlanamamanın sürekli hale geldiğini ileri sürerek tespit dosyasında belirtilen iade koşullarının oluştuğu gözetilerek traktör bedeli olarak 80.000 TL ile arızalardan kaynaklı zararları için 10.000 Tl ve tespit masraflarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aracın geri verilmesi kaydıyla 80.000 Tl’nin iadesine, tespit masrafı olan 586,8 TL’nin davalıdan tahsiline, diğer tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ayıplı traktörün iadesi ile tespit ve diğer zararlarının tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davalı aracın ayıplı olmadığını, iddia edilen sorunların kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunmuştur. Tespit dosyası da dahil olmak üzere dosya kapsamında 3 farklı rapor alınmıştır. Tespit dosyasındaki rapora göre "ileri sürülen ayıpların imalattan kaynaklı olup aracın iadesini gerektirdiği," mahkeme aşamasında bilirkişi kurulundan alınan ilk raporda "ileri sürülen ayıpların kulanıcı hatasından kayanaklandığı ve aracın iadesinin gerekmediği" belirtilmiş, mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir bilirkişi kurulundan alınan rapor ise ilk rapordaki tespitlerle benzerlik göstermiş, bu raporda araçta kullanıcı hatası ve imalat hatalarının bulunduğu, onarımla sorunun çözüldüğü, yalnızca egzos susturucunun kırık olup bunun imalattan kaynaklanan hata olduğu ancak bu durumun maldan tamamiyle yararlanmaya engel olmadığından aracın iadesinin gerekmediğini" belirtilmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde ileri sürülmeyen egzos susturucusuna ilişkin tespiti kabul etmediğini bildirerek rapora itiraz etmiştir. Mahkemece bu itiraz hususunda değerlendirme yapılmaksızın egzos susturucusuna ilişkin ayıbın imalattan kaynaklı gizli ayıp olup davacının BK 227. maddesi gereği seçim haklarından dilediğini kulanabileceği ve sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini talep etme hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği gibi her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Davalı dava tarihinde egzos susutucuna ilişkin şikayet bulunmadığı iddiasında olduğuna göre bu husus açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderir şekilde zirai araçlar yönünden uzmanlığı bulunan ve Üniversiteden seçilecek üçlü bilirkişi kurulundan, dava tarihi itibariyle ileri sürülen ayıpların neler olduğu da belirlenmek suretiyle taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık rapor aldırılarak usulüne uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.