14. Ceza Dairesi 2018/2867 E. , 2018/6784 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar ... ile sanıklar müdafileri, mağdure vekili, Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık ... ile sanık ... müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık ... ile sanık ... müdafiin yerinde görülen taleplerine istinaden duruşmalı yapılan incelemede gereği düşünüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, Bakanlık vekili tarafından sunulan katılma ve temyiz istemli dilekçede de açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi de gözetilerek 5271 sayılı CMK"nın 237/2. maddesi gereğince Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan ve vekilinin de katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra evrak tetkik edildi.
Mağdurenin kanuni temsilcisi olan vasisinin duruşmada sanıklardan şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında, 5271 sayılı CMK"nın 234/2. maddesince görevlendirilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, verilen katılma kararı da hukuki değerden yoksun olduğundan vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK"nn 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delilerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar Bekir, İsmail ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 16.05.2014 tarihli raporda mağdurenin beyanlarına ancak ana hatları ile itibar edilebileceğinin belirtildiği, sanıkların üzerlerine atılı suçu istikrarlı şekilde kabul etmedikleri, mağdurenin 27.02.2013 tarihli ifadesinde sadece sanıklar... bahsetmesi, 01.02.2013 tarihli bireysel değerlendirme raporunda; ..."dan başkasıyla ilişkiye girmediğini söylediğine yönelik tespit ile soruşturma evresinde bilgisine başvurulan ve mağdurenin kaldığı kurumda sosyal hizmet uzmanı olarak görev yapan ..."in beyanına göre hastalığından dolayı yalan söylemeye meyilli bir kişiliğinin olduğu yönündeki anlatımı ile tüm dosya içeriği karşısında, mağdurenin yan delillerle desteklenmeyen beyanlarına itibar edilemeyeceği ve sanıkların atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK"nın 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu nazara alındığında Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede sanık ... hakkında tek eylemden dolayı kamu davası açıldığı ve atılı suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair anlatımda bulunmadığı halde, yazılı şekilde sanık hakkında belirlenen cezada 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ..., sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları ile sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.