22. Hukuk Dairesi 2016/22324 E. , 2019/20455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 08.08.2009-08.01.2013 tarihleri arasında işletme müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğini beyan ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işveren vekili olduğunu, ücretlerinin ödendiğini herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçiye ödenen aylık ücretin miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda, davacı tarafından net 1.500,00 TL ücret, 50,00 TL yol ücreti, 66,00 TL asgari geçim indirimi ödendiği ve ayrıca işverence bir öğün yemek verildiği iddia edilmiş, işveren ise davacının bordroda yazan ücret yani asgari ücret aldığını savunmuştur. Davacı iddiası yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarınca doğrulanmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada, davacının 1.500,00 TL net ücret aldığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Dinlenen davacı tanıklarının davalı işyerinde yol ücreti ve tavuk yardımı verildiğine dair beyanda bulundukları anlaşılmış olup, giydirilmiş ücret hesabında yol ve yemek ücretinin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının yıllık izin ücret alacağının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dosyaya sunulan davacıya ait yıllık izin belgelerinin incelenmesinde, davacının yıllık izinlerini kullandığı görülmüş, Mahkemece davacının yıllık izin hakkı bulunmadığı gerekçesiyle yıllık izin talebi reddedilmiştir. Ancak davalı tarafça dosyaya sunulan işe giriş çıkış kayıtlarında, davacının yıllık izin belgelerine göre izinli olduğu günlerde işe giriş çıkış yaptığı anlaşılmıştır. İşe giriş çıkış kayıtları ve yıllık izin belgelerinin karşılaştırılması yapılarak, yıllık izinde olduğu günlerde işe giriş çıkış kaydının bulunması halinde yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek davacının yıllık izin talebi değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yıllık izin talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
4- Davacının hizmet süresi ve fesih tarihi taraflar arasında uyuşmazlık konusudur,
Davacı dava dilekçesinde 18.01.2013 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini beyan etmiştir. Mahkemece, davacının ... 12. İş Mahkemesinin 2013/206 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine işe iade talepli dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair karar verildiği, verilen kararın 24.08.2013 tarihinde kesinleştiği, davacının işe iadesine yönelik talepte bulunduğu, davacının davalı işveren tarafından işe başlatılmadığı, 19.09.2013 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığı, bu nedenle davacının 4 aylık boşta geçen süresinin hizmet süresine ilave edilmesiyle 3 yıl 9 ay 10 gün davalı işyerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde iş sözleşmesinin 18.01.2013 tarihinde son bulduğunu ve hesaplamanın bu tarihe kadar yapılmasını talep ettiği anlaşıldığından davacının talebinin aşılmak suretiyle sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 06.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.