3. Ceza Dairesi 2019/9829 E. , 2019/18223 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın, katılanlar ... ve ..."ı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde, Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK"nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılanların adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK"nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine ve CGK"nin 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı kararına da aykırı olarak sanığın cezalarında (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2) Sanığın, katılan ..."i kasten yaralama suçu açısından; sanığın, kalabalık insan topluluğunun bulunduğu yerden aracını hareket ettirerek katılana önce çarpıp yere düşürdüğü, ardından her iki ayağının üzerinden araçla geçmek suretiyle ağır (4.) derecede kemik kırıklı olacak şekilde yaraladığı olayda; suçun işlendiği yer ve zaman, işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, katılandaki yaralanmaların nitelik ve derecesi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK"nin 61. maddesi ve TCK 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği halde, temel hapis cezasının alt sınırdan belirlenerek sanığa eksik ceza tayini,
3) Olası kast nedeniyle yapılacak indirimin, ayrıntıları CGK"nin 28.05.2013 tarih, 2013/259 Esas ve 2013/273 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri uyarınca belirlenecek ceza üzerinden yapılması gerekirken, TCK"nin 21/2. maddesi uygulamasının TCK"nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza miktarı üzerinden yapılması,
4) Sanığın, katılan ..."a hakaret suçu açısından; sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, tarafsız bir tanık beyanının bulunmaması karşısında; soyut iddia dışında hakaret suçunu işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
5) Sanığın tekerrüre esas alınan Bursa 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.12.2012 karar tarihli, 2012/520 Esas - 2012/1298 Karar sayılı ilamıyla, 5237 sayılı TCK"nin 86/2, 86/3-a, 62, 52/2. maddelerine istinaden doğrudan hükmedilen 3,000 TL adli para cezasının, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydına konu diğer ilamların da tekerrüre esas olmadığı gözetilmeden; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde, tekerrüre esas sabıkası bulunduğu gerekçesi ile TCK"nin 58 maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması,
6) Sanık hakkında katılanlar ... ve ..."ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri açısından; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.