9. Ceza Dairesi 2014/4013 E. , 2014/6989 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2013/97935
Mahkemesi : Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 19.11.2012
Numarası : 2011/386 2012/1012
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hırsızlık suçu nedeniyle hakkında soruşturma yapılan sanığın görevlilerce yakalandığında kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla F.. A.. adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz etmesi, hakkında işlem yapılmak üzere asayiş büro amirliğine getirildiğinde ise bu kez kendisini E.. E.. olarak tanıtması ve bu beyanı doğrultusunda tutanak tutulmasını sağlaması şeklinde gerçekleşen eylemin tek suç oluşturduğu gözetilerek bir kez ceza tayin olunup aynı nev"iden fikri içtima kuralları gereği cezanın TCK"nın 43/2. maddesi uyarınca arttırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde iki kez mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.06.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık aynı suç soruşturması sırasında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu işleyen sanığın iki ayrı kişinin kimlik bilgilerini kullanması halinde TCK"nın 43/2. maddesinde yer alan aynı neviden fikri içtima koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Somut olayda suç soruşturması nedeniyle yakalandığında ve asayiş büro amirliğine getirildiğinde iki farklı isimle kendisini tanıtan sanığı yerel mahkeme başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suçundan iki kez cezalandırmış, dairemizin sayın çoğunluğu ise sanığın eyleminin tek suç oluşturduğuna ancak aynı neviden fikri içtima hükümlerine göre cezanın TCK"nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği düşüncesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. Kanaatimce sanığın eylemi tek suç oluşturmakta olup başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunda aynı soruşturma sırasında birden fazla isimle kendini tanıtma durumunda TCK"nın 43/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmemektedir. Buna ilişkin gerekçelerim şunlardır:
- Öncelikle TCK"nın 268. maddesinde yer alan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu iftira suçu olmayıp bu suçun unsurları TCK"nın 267. maddesinde yer alan iftira suçunun unsurlarından farklıdır. O nedenle iftira suçundaki gibi hukuka aykırı fiil isnat edilen mağdur sayısınca ayrı suç oluşmaz ya da tek dilekçe ile birden fazla kişi hakkında hukuka aykırı fiil isnadında bulunan sanık hakkında TCK"nın 43/2. maddesi hükümleri uygulanmaz. Sanığın birden fazla isim ile kendini tanıtması ancak bu suçu işlediğinin kanıtı sayılabilir. Çünkü her kişinin kendisini diğer kişilerden ayırmaya yarayan ancak bir isim ve soyadı vardır.
- Aynı neviden fikri içtimanın koşulları tek bir fiille aynı suçun birden fazla kişiye karşı aynı anda gerçekleşmesidir. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunda kanun koyucu tipe uygun eyleminin icra edilmesiyle bir tehlikenin gerçekleştiğini kabul edip bu tehlikenin varlığını -örneğin mağdur hakkında dava açılmasını- aramadığından, yani soyut bir tehlike suçu olarak düzenlediğinden ve hareketin gerçekleşmesi ile suç tamamlanmış olduğundan, sanığın yakalandığında F.A. adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz etmesiyle suç tamamlanmış olup, karakolda başka bir kişinin ismini vermesi ayrı bir suç oluşturmamaktadır.
Bu nedenle sanığın suç işledikten sonra bu suçun soruşturması sırasında önce polis memurlarına F. A. isimli şahsa ait sürücü belgesini ibraz ettikten sonra sürücü belgesindeki şahsa benzemediğini söyleyen görevlilere kendisinin isminin E. E. olduğunu söylemek ve bu isimle ifade vermekten ibaret eyleminin tek suç oluşturduğu, aynı neviden fikri içtimanın somut olayda oluşmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun TCK"nın 43/2. maddesi ile cezanın arttırılmasına ilişkin bozma gerekçelerine katılmıyorum. 09.06.2014