Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6362
Karar No: 2017/8549
Karar Tarihi: 26.09.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/6362 Esas 2017/8549 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/6362 E.  ,  2017/8549 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."in gelemeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı, davalı tarafından hakkında ...3. İcra Müdürlüğünün 2011/20462 E sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiğini, takip alacaklısı olan davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, icra takibindeki borcun sebebinin taşınmaz satış bedeli alacağı olarak gösterildiğini, vekaleten alım satım işlemi yapıldığını ve yapılan sözleşmede davalının taşınmazı 115.000,00 TL bedelle kendisine sattığını, satım bedelini nakden ve tamamen aldığını resmi makamlar önünde karşılıklı olarak beyan ve kabul ettiklerini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2011/20462 E sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli işlemler nedeniyle davalı alacaklının %40"dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, taraflar arasında harici satış sözleşmesi yapıldığını, satış bedelinin 250,000 TL olarak kararlaştırıldığını, ancak resmi senette satım bedelinin fazla harç ödememek için 115,000 TL olarak gösterildiğini, satış senedinde gösterilen bedelin de kendisine ödenmediğini, davacı yana 15/11/2011 tarihine kadar satım bedelini banka hesabına ödemesi için süre verdiğini, bedel ödenmeyince de icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; dava konusu gayrimenkulün taraflar arasındaki 11/04/2011 günlü protokol kapsamında belirlenen satış bedeli nedeniyle 115. bin TL davalı yana, borçlu olmadığının tespitine, ... 3 icra müdürlüğünün 2011/20462 e sayılı icra dosyasında davacı aleyhine yapılan icra takibinin 115 bin TL ile sınırlı olmak üzere iptalin, fazla ilişkin borçlu olmadığına ilişkin ve icra takibinin kesinleşmiş bulunan usulsüz tebligat sebebiyle, süresinde yapıldığı kabul edilen itiraz nedeniyle durduğu anlaşılmakla icra takibinin durmasına yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Dava, davalı tarafından davacıya satılan taşınmazın satış bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, 11.04.2011 tarihinde tapuda resmi satışın yapıldığı, aynı tarihte gayrimenkul satış protokolünün düzenlendiği, satış bedelinin resmi satış senedinde 115.000,00 TL olduğu sabit olup, uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, 11.04.2011 tarihli harici düzenlenen protokolün geçersiz olduğunu, tapu devri ile birlikte tüm ödemelerin yapıldığını, davalıya borçlu bulunmadığını savunmuştur. Davacının vekili ile davalı arasında haricen düzenlenen 11.04.2011 tarihli protokolde, “...9 bağımsız bölüm nolu gayrimenkulu ..."a 250.000,00 TL bedelle satmıştır. ....gayrimenkulun satış bedeli olan 250.000 TL ... tarafından 15.11.2011 tarihinde ..."a ait garanti bankası ... şubesi ... numaralı hesabına nakten ödenecektir. Taşınmazın devri işlemleri sırasında satıcıya herhangi bir satış bedeli ödenmemiştir.” açıklaması bulunmaktadır. Mahkemece, "tarafların imzasını taşıyan ve inkar edilmeyen 11/04/2011 günlü harici satış senedi ile sabit olup, haricı satış senedinde satış bedelinin 250 bin tl olduğu taraflarca imzaları inkar edilmeyen ikrar edilmiş gayrimenkul satış protokolü ile sabittir. herkes tarafından bilinen, yerleşik uygulama taşınmaz bedelinin tapuda düşük gösterildiği yönündedir. davacı adına ve davalı adına satış işlemi yapılan vekillerin katıldığı resmi satış sözleşmesinde 11/04/2011 olup, işbu satış protokolünde davalı vekili açıkça 115 bin tl bedeli teslim aldığını, resmi memur huzurunda beyan ve ikrar etmiştir. bu belgenin aksi ayni nitelikteki bir başka belgeyle ortadan kaldırılabilir. bu nedenle resmi satış senedi ile ödendiği kabul edilen 115 bin tl yönünden davanın kabulüne, karar vermek gerektiği, fazlaya ilişkin ödemenin yapıldığı protokol kapsamında belirtilen 250 bin tl"nin 135 bin tl"sinin ödendiği ispat edilemediğinden mahkememizce 135 bin tlyönünden davacının açtığı davanın reddine "karar verilmiş ise de; mahkemeninde kabulünde olduğu üzere taraflar arasında yapılan 11.04.2011 tarihli harici düzenlenen protokol geçerli olup davalı taraf taşınmazın 250.000 TL bedelle satıldığını ispat etmiştir. Yine söz konusu protokolde, tapuda devir işlemleri sırasında satış bedeli ödenmediğinin, banka hesabına nakden ödeneceğinin belirtilmiş olmasına ve mahkemece yapılan araştırmada protokolde belirtilen hesaba davacı tarafça bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına göre, tapudaki satış senedinle yazılı bedelin davacı tarafından ödendiğinin kabulüde mümkün değildir. O halde, taşınmazın tüm satış bedelinin ödendiği konusundaki ispat yükü davacıya ait olup, davacı borçlu olmadığını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde, “yemin” deliline de dayanmış olduğundan, bu konuda davalıya yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ:1-Yukarıdabirinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddine, 2-İkinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.964,00 TL harcın istek halinde iadesine, 2,20 TL hacında davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi