14. Hukuk Dairesi 2015/6834 E. , 2018/948 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.12.2009 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 30.01.2007 tarih 1109 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereğince 1084, 364 ve 281 parsellerdeki muris ... ... mülkiyetindeki payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili, tarafların ortak murisi ..."in bakıma ihtiyacının bulunmadığını, ihtiyaçlarının yurtdışında yaşayan bir kısım davalılar tarafından giderildiğini, işlemin gerçek amacının bağış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile murisin malvarlığının yarısından fazlasına isabet eden kısmını oğlu olan davacıya temlik etmesi ivazdan çok bağış niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 511. ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan kanunun 512. ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.2.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı kararı)
Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.
Açılan davada bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması, sözleşmenin bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan dinlenmez.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı ile tarafların murisi ... arasında 30.01.2007 gün ve 1109 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi 1084, 281 ve 364 parsel sayılı taşınmazlardaki bakım alacaklısının payları davacıya vaat edilmiştir. Dava konusu taşınmazların murisin tüm mal varlığı olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında da mal varlığının bulunduğu görülmüştür. Bakım alacaklısı sağlığında bakılmadığını iddia etmediği gibi sözleşmenin iptali konusunda dava da açmadığı gözetilerek, muvazaa iddiası da kanıtlanamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.