13. Hukuk Dairesi 2016/6690 E. , 2017/8490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacı Orman İşl. Md.lüğü vekili avukat ... ..."un gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6831 Sayılı Orman Kanaunu"nun 11.maddesine göre ormanlık alanlardan geçen tesislerle ilgili izin irtifak hakkı verildiğini ve her yıl hak sahiplerinden arazi tahsis bedeli alındığını buna göre 25.01.1989 tarihli Taahhüt senedi ile davalı kurum lehine 19.246 m2 sahada izin verildiğini ... Köyü Enerji Nakil Hattının izin bedellerinin beş yılda bir kira bedellerindeki artışlar esas alınarak tespit edileceğinin hüküm altına alındığını ancak 4.4.2002 tarihinde bir protokol imzalandığını ve yapılan taahhütnamelerden vazgeçilerek her yıl deflatör katsayısı oranının esas alındığı tek tip taahhütnameye geçilmesine karar verildiğini ve söz konusu protokolün davalı kurum tarafından onaylandığını, yapılan incelemede davalı kurumun önceki taahhütname ve protokol hükümlerine uymayarak geçmiş yıllardan beri eksik ödeme yaptığının belirlendiğini beyan ederek davanın kabulüne, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere Taahhütname ve 2002 Protokolüne göre 2012 ve 2013 yıllarına ait eksik ödenen ... Köyü Enerji Nakil Hattına ait arazi kullanım bedeli toplamı (yıllara göre gecikme faizi ve %18 KDV"si dahil olmak üzere)41.532,80 TL alacağın %18 KDV"si, bedellerin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren tahsil tarihine kadar 6183 sayılı kanun hükümlerine göre işleyen aylık gecikme zammı ve gecikme zammı KDV"si ile birlikte davalında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile 2012-2013 yıllarına ait eksik ödenen ikramiye köyü enerji nakil hattına ait arazi kullanım bedeli olan toplam 31.763,97 TL KDV dahil asıl alacak ile 10.456,09 TL gecikme zammı KDV dahil 42.220,06 TL davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmiş ; hüküm, davacı ve davalı tarafca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile yapılan taahhütname ve protokol kapsamında eksik ödenen arazi tahsis bedelinin tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusuna davanın kabulü ile, 2012-2013 yıllarına ait eksik ödenen ikramiye köyü enerji nakil hattına ait arazi kullanım bedeli olan toplam 31.763,97 TL KDV dahil asıl alacak ile 10.456,09 TL gecikme zammı KDV dahil 42.220,06 TL davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bilirkişi kurulu raporunda alacak hesabı yapılırken alacak talebine ile ilgili arazi tahsis bedeli farklarına ilişkin yazılı ihtarda bulunulmadığı,buna karşılık 4.4.2002 tarihli protokolün 7.maddesi gereği izin başlangıç tarihi olarak belirlenmiş olan borcun ödeneceği tarihe göre temerrüt tarihlerinin tespit edildiği belirtilerek, 2012 yılı arazi tahsis bedeli için 25.01.2012 tarihinden itibaren gecikme zammı ve gecikme zammı KDV"si, 2013 yılı arazi tahsis bedeli için 25.01.2013 tarihinden itibaren gecikme zammı ve gecikme zammı KDV"si hesaplanarak, asıl alacaklara bu rakamların da eklenmesiyle toplam 42.220,06 TL"nin talep edilebileceği bildirilmiştir. Borçlar Kanununun 101/1. (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu uyuşmazlık itibariyle, taraflar arasındaki 4.4.2002 tarihli protokole göre 2012 yılı için 25.01.2012, 2013 yılı için 25.01.2013 tarihlerinde alacak muaccel hale gelmiş ise de, gecikme zammına hükmedilebilmesi ve bunun alacağa dahil edilebilmesi için davacı tarafından dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmesi amacıyla yapılmış bir ihtar bulunması gerekir. Bu itibarla davacı taraf 2012 ve 2013 yıllarına ait arazi tahsis bedelinin talebiyle ilgili davalı tarafa ihtarname gönderdiğini iddia ettiğine göre , davacı tarafın gönderdiği ihtarnameler dikkate alınarak, ihtarnameler tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihleri temerrüt tarihi olarak dikkate alınıp bu tarihten tahsil tarihine kadar gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi, tebliğ edilmemişlerse dava tarihinden tahsil tarihine kadar gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemenin bu yönü gözardı ederek hüküm altına alınan miktarda 2012 yılı için asıl alacak miktarına 25.01.2012, 2013 yılı için asıl alacak miktarına 25.01.2013 tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanmak suretiyle bulunan toplam alacağın tahsiline karar vererek yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 722,00 TL harcın davalıya, 29,20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.