22. Hukuk Dairesi 2019/6333 E. , 2019/20279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekilince duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05/11/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 1984-2011 yılları arasında davalı şirketin çeşitli şantiyelerinde çalıştığını, en son ... şantiyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, asıl davada kıdem tazminatı taleplerini 14.253,09 TL olarak artırdıklarını ancak dosya kapsamında yapılan incelemede de görüleceği üzere müvekkilinin kıdem tazminatı alacağının bu tutarın çok üzerinde olduğunu ileri sürerek 3.000,00 TL kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargıtayın vermiş olduğu bozma kararına uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.Somut uyuşmazlıkta Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine dair verilen 09/05/2016 tarihli karara karşı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuş ise de, fazla çalışma ücreti alacağının reddi kararı bozma kapsamı dışında bırakılmakla, bu yönden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu itibarla, Mahkemece fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.3-Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara Mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usûli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönmesi mümkündür.Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından asıl davada dava dilekçesi ile 100,00 TL kıdem tazminatı talep edilmiş, 24/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle kıdem tazminatı talebi 14.253,09 TL olarak artırılmıştır. Mahkemece verilen 19/12/2014 tarihli karar ile 20/10/2014 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek ıslah edilen miktar doğrultusunda 14.253,09 TL kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. 20/10/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre ise davacının kıdem tazminatı alacağı 61.309,32 TL olarak belirlenmiş ancak maddi hata ile raporun sonuç kısmına 14.253,09 TL olarak yazılmıştır.Dairemizin 18/05/2015 tarihli ve 06/10/2016 tarihli ilâmları ile mahkeme kararları araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.Diğer taraftan ilk bozma ilâmı sonrasında 18/04/2016 tarihinde davacı tarafından açılan birleşen dava ile de bakiye kıdem tazminatı alacağının 3.000,00 TL’lik kısmı talep edilmiştir.Bu noktada belirtmek gerekir ki, Dairemizin 06/10/2016 tarihli bozma ilâmında birleşen davadan bahsedilmemesi ve birleşen davanın ilâm başlığında gösterilmemesi maddi hataya dayanmaktadır.06/10/2016 tarihli ikinci bozma ilâmı sonrasında yapılan araştırma ile davacıya banka aracılığı ile ödeme yapıldığı olgusu tespit edilemediğinden, tasfiye edilen bir çalışma dönemi olmadığı belirlenmiştir. Buna göre davacının hak ettiği kıdem tazminatı tutarının brüt 61.309,32 TL olduğu açıktır.Davacı vekili 24/10/2014 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya dair hakkını saklı tuttuğundan, Mahkemece verilen ilk kararı davacının temyiz etmemesi bakiye kıdem tazminatı alacağından feragat edildiği sonucunu doğurmaz. Ayrıca ilk mahkeme kararının gerekçesinde açık bir şekilde 20/10/2014 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtildiğinden, Mahkemece tespit edilen kıdem tazminatı alacağı miktarının da 61.309,32 TL olduğu ortadadır.
Bununla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04/02/1948 tarih ve 1944/10 esas, 1948/3 karar sayılı kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 13/05/2016 tarih ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı kararları uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından, davacı vekilinin 27/06/2018 tarihli ıslahı hukuken geçersizdir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece asıl davada talep edilen 14.253,09 TL kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması isabetli ise de, birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş birleşen dava yönünden brüt 3.000,00 TL kıdem tazminatının hüküm altına alınmasından ibaret iken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.