Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/27209
Karar No: 2017/8434
Karar Tarihi: 21.09.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/27209 Esas 2017/8434 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/27209 E.  ,  2017/8434 K.

    "İçtihat Metni"

    Davacı-Karşı Davalı: ... vekili avukat ... Davalı-Karşı Davacılar: 1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17/02/2015 gün ve 2012/1103-2015/48 sayılı hükmün Dairemizin 28/06/2016 tarih ve 2015/22732-2016/15714 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı-karşı davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
    K A R A R
    Davacı, davalılar ile yapılan satış vaadi sözleşmesi ile kendisine satışı vaat edilen taşınmazlar hakkında, davalılar tarafından dava dışı idareye karşı açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucu 289.806,00 TL tazminata hükmedilerek bu kararın kesinleştiğini, satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazın ikame değeri olan bu bedelin kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; satış vaadine konu taşınmazların değeri olan 289.806,67 TL bedelin yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, satış vaadi sözleşmesinde kendileri adına vekaleten hareket eden kişileri tanımadıklarını, vekaletnamelerin sahtecilik ürünü olduğunu, bu sözleşme nedeniyle kendilerine ödenmiş bir bedel olmadığını, kaldı ki bu sözleşmenin kamulaştırma yasasının 31. maddesine aykırı olmakla geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.Davalılar açtıkları karşı dava ile, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile, 59.332,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline ve Karşı davanın kabulü ile, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiş, taraflarca temyiz edilen hüküm, Dairemizce özetle, “….geçerli biçimde kurulan satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın tapu kaydının, açılan kamulaştırmasız elatması davası sonucu idare lehine tescil edilmiş olması durumunda bu sözleşmeden doğan taraflara ait yükümlülüklerin devam edeceğinin kabulü gerekir. Bu taşınmazın tapu kaydının üçüncü kişiye devri nedeniyle doğan ifa imkansızlığı durumunda, taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen vaad borçlusu olan tarafın, ifa edemediği bu edim yerine karşı tarafa yani vaad alacaklısına tazminat ödeme yükümlülüğü söz konusu olacaktır. Bu itibarla,mahkemece taraflar arasında yapılan şahsi hak doğuran nitelikteki satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu ve davalı vaad borçlusu tarafların davacı adına tescili sağlanamayan dava konusu taşınmazın devir ve temlik yükümü yerine, vaad alacaklısı tarafa tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğu gözetilerek bu yönde yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.” açıklamasıyla bozulmuş olup, davalılar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
    1-Davacı, eldeki dava ile davalılar arasında yapılan noter satış vaadi sözleşmesine göre satışı vaad edilen taşınmazlara kamulaştırmasız el konulması nedeniyle bedele dönüşen taşınmazın ikame değerinin tahsili istemine ilişkin olup, karşı dava ile davacılar(asıl dava davalılar) murislerinden kalan taşınmazların satımı için davalı ile imzalanan 25/11/2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin başlangıçtaki imkansızlık nedeniyle geçersiz olduğundan bahisle sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile, 59.332,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline, karşı dava bakımından taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece her bir taşınmaz bakımından mahallinde inceleme yapılarak taşınmazların fiili durumu belirlenmediği gibi her bir taşınmaz için tapu kaydında yer alan şerhlerin hukuki nitelikleri, davacının emlak işiyle uğraştığı ve çevreyi iyi bildiği ve yine Kamulaştırma Kanunun 7. ve 31/b. maddesinde yer alan hükümler değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir. O halde Mahkemece, dava konusu 25.11.2011 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların tapu kayıtlarında yer alan şerhler ile taşınmazlara ilişkin kamulaştırma evrakı değerlendirilmek ve tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor da alınmak suretiyle her bir taşınmaz bakımından değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre, davalıların diğer karar düzeltme nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bentlerde açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 28.06.2016 gün 2015/22732 Esas ve 2016/15711 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda açıklanan şekilde BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalıların diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 60,80 TL harcın temyiz eden davalı-karşı davacılara iadesine, 21/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi