Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/10752
Karar No: 2020/7509
Karar Tarihi: 24.12.2020

2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/10752 Esas 2020/7509 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2017/10752 E.  ,  2020/7509 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat


    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili ve şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığına duruşma günü bildirilmediğinden, CMK"nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müşteki Kültür ve Turizm Bakanlığının CMK"nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
    1-Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
    “Mağdur” kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında, “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65-69, 22/10/2002 gün ve 234-366, 04/07/2006 gün ve 127-180, 03/05/2011 gün ve 155-80, 21/02/2012 gün ve 279-55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında, “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41-54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edildiği anlaşılmakla;
    17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, doğal sit alanlarında izinsiz gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma hakkı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğundan, mahkemece katılan olarak kabul edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının sanıklar hakkında tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
    2-Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
    2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
    Sanığın, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı"nın 14/12/1974 tarih ve 8172 sayılı kararı ile belirlenen Boğaziçi sit alanı içerisinde yer alıp, aynı Kurul"un 22/09/1979 tarih ve 11445 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen, 29.04.1992 tarih 1010 sayılı müdürlük onayıyla rölövesi, İstanbul III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 21.05.1992 tarih 4695 sayılı kararı ile restorasyon projesi uygun bulunan, tapu kaydının beyanlar hanesinde tescile ilişkin şerh bulunan taşınmazı 14/10/2010 tarihinde malik ...’dan satın aldığı, taşınmazın sanığa satılmasından önce 08.10.2010 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediyesi Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından düzenlenen yazıda, mahallinde onaylı projesi ile yapılan incelemede 1. kat ve çatı katı planındaki ışıklık alanın mekanlara ilave edildiği, genel olarak yapıda iç ve dış cephe tadilatları yapıldığının belirtildiği, bunun üzerine İstanbul III NOLU Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.10.2010 tarih 4746 sayılı kararı ile; söz konusu yapının kurulumuzca uygun bulunan 21.05.1992 gün 4695 sayılı kararı ile uygun bulunan restorasyon projesine uygun hale getirilmesine, aksi halde ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağına karar verildiği, KUDEB tarafından düzenlenen Ocak 2011 tarihli teknik inceleme raporunda ise; taşınmazın mevcut durumu ile restorasyon projesi arasında önemli farklılıların bulunduğu, yapının mevcut durumunun restorasyon projesine uygun hale getirilmesi gerektiğinin belirtildiği, bunun üzerine İstanbul III nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 08.02.2012 tarih 255 sayılı kararı ile; kurulun önceki 26.10.2010 tarihli kararı ile aykırılıkların giderilmesine yönelik süre verilmesine rağmen bu konuda herhangi bir çalışma yapılmadığı belirtilerek ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ... tarafından düzenlenen 09.05.2012 tarihli yapı tatil tutanağında; mevcut bodrum kat + zemin kat + 1. normal kat + çatı katı bulunan yapının 1. kat ve çatı katı planındaki ışıklık alanlarının mekana ilave edildiği, yapının iç mimarisinin değiştirildiği, dış cephede çatı katı cumbasının yol cephesinin tamamen pencere olduğu, yan cephelerinde pencere açıldığının tespit edildiği, buna istinaden 04.02.2013 tarihli iddianame ile satıştan öncede onaylı tadilat projesine aykırı hususların mevcut olduğu ancak 09/05/2012 tarihinde ... görevlilerince yapılan kontrollerde önceki imara aykırılıkların yanında sanığın da tadilat ve restorasyon yaptığı ve 1. kat ve çatı katı planındaki ışıklı alanlarının mekana ilave edildiği, yapının iç mimarisinin değiştirildiği, dış cephede çatı katı cumbasının yol cephesinin tamamen pencere olduğu, yan cephede de pencere açıldığı, projeye aykırılıkların giderilmesi için encümen kararının ilgiliye tebliğine rağmen aykırılıkların giderilmediği iddiasıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmasında söz konusu yer üzerindeki onarım ve tadilatların büyük bölümünün satın almadan önce eski malik tarafından yapıldığını, kendisi satın aldıktan sonra sadece söz konusu yerin iç bölümünde temizlik ve zemindeki bir takım çatlakların onarılması seklinde esaslı olmayan tadilatlar yaptığını, bunun dışında herhangi bir tadilat onarım ya da restorasyon yapmadığını belirttiği, önceki malik ... hakkında tescilli yapıda izinsiz tadilat ve restorasyon yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında yargılama sonucunda İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 esas 2019/338 karar sayılı kararıyla dava konusu tadilatların 1994 – 1995 yıllarında yapıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 28/11/2019 tarih 2019/4045 E. 2019/3602 K. sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla;
    Mahkemece, öncelikle eski malik ... hakkındaki İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 esas 2019/338 karar sayılı dosya aslının ya da aslına uygun örneğinin dosya kapsamına alınması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında ve İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünde mevcut tüm bilgi, belge, proje ve fotoğraflar ile taşınmazın krokisi getirtilip, mahallinde konusunda uzman inşaat mühendisi, sanat tarihçi ve mimar bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilmesi, mümkün ise önceki maliki olduğu beyan edilen ...’ın da keşif mahallinde tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak, taşınmazın kendi malik olduğu dönemdeki durumu ile mevcut durumu hakkındaki bilgi ve görgüsünün sorulması, izinsiz uygulamalarda kullanılan kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları, paslanma ve karbonlaşma gibi teknik verilerin yanı sıra, taşınmazın eski halini yansıtan fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle ayrı ayrı yapılış zamanları ile sanığın savunmasında bahsettiği müdahaleler de dikkate alınarak iddianamede dava konusu edilen ve sanık tarafından taşınmazı satın aldığı 14.10.2010 tarihinden sonra gerçekleştirilen izinsiz uygulamaların nelerden ibaret olduğunun ve niteliklerinin (basit – esaslı), bu uygulamaların tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığı, yapıda geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün anlaşılması durumunda, başka herhangi bir husus araştırılmaksızın sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması, dava konusu uygulamalar sebebiyle tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmediğinin ve taşınmazın mevcut son halinin, onaylanan restorasyon tadilat projesine uygun olduğunun tespit edilmesi halinde, sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından beraatine karar verilmesi, tescilli kültür varlığına geri dönüşümü mümkün olmayacak derecede zarar verilmemekle birlikte, taşınmazın mevcut son durumunun onaylı restorasyon tadilat projesine aykırı olduğunun belirlenmesi durumunda, bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/4 maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İl Özel İdaresi veya İlçe Belediye Başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı ve eğer kurulmuş ise suça konu taşınmazın bulunduğu yerin, koruma uygulama ve denetim bürosunun yetki alanı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılarak, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi veya aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi