Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/2345
Karar No: 2020/7504
Karar Tarihi: 24.12.2020

2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/2345 Esas 2020/7504 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2020/2345 E.  ,  2020/7504 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklaması ile;
    2863 sayılı Kanunun 65/b, TCK’nın 62, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/09/2008 tarih 2008/194 E. - 2008/419 K. sayılı kararı ile sanık hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 12. CD’nin 03.04.2012 tarih 2011/9470 E. - 2012/8960 K. sayılı kararı ile bozulmasına müteakip 12.03.2013 tarihli 2012/464 E. 2013/107 K. sayılı kararı ile sanığın, 2863 sayılı Kanun’un 65/b, TCK’nın 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 10000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK"nın 231/5. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 14.05.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 15/07/2015 tarihinde 6831 sayılı Kanunun 93/1. maddesinde düzenlenen işgal ve faydalanma suçunu işlediği ve Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/167 E. 2016/736 K. sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın 19.01.2017 tarihinde kesinleşmesi ile ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada sanık hakkında önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2018 tarihli ve 2017/20 E. - 2018/12 K. sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    İncelenen dosyada; 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yüzüne karşı 09.01.2018 tarihinde verilen hükme ilişkin 18.01.2018 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
    08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
    Belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
    Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın yetkilisi olduğu Akdeniz Beton Ticaret Sanayi A.Ş isimli şirketin Taşağıl Beldesi Arapdağı mevkii 444 ve 465 nolu bölmelerde kalan 36958 metrekarelik orman arazisinde 03.08.2005 tarihinde verilen izin ve 11.08.2005 tarihli saha teslim tutanağı ile taş ocağı işletmeye başladığı, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 27.10.2005 tarih 705 sayılı kararı ile taş ocağı olarak işletilen alanın bir kısmını da kapsayacak şekilde alanın 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği ve bu alan içerisinde taşocağı işletme çalışmalarında bulunulmamasına karar verildiği, tescile ilişkin kurul kararının mahallinde ilan edildiğine dair ilan tutanaklarının dosya kapsamında yer aldığı, anılan kararının 28.10.2005, 31.10.2005 ve 01.11.2005 tarihlerinde hoparlör ile mahallinde ilan edildiği ve ayrıca belediye tarafından 01.11.2015 tarihinde askıya çıkarıldığı, bunun yanında Taşağıl Orman İşletme Şefliğinin 08.09.2006 tarih 611 sayılı yazısı ile sit alanı içerisinde kalan kısımda herhangi bir çalışma yapılmaması hususunun aynı tarihte şirket yetkilisine tebliğ edilerek bildirildiği, buna rağmen 13.01.2007 tarihinde Taşağıl Orman İşletme Müdürlüğü görevlilerince sanığın yetkilisi olduğu taş ocakları kontrol edilerek yapılan ölçümlerde kullanılmaması gerektiği bildirilen sit alanının 4493 metrekarelik kısmına müdahale edildiğinin ve bu alandan toplam 76381 metreküp taş çıkarılıp alındığının saptandığı, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında, taş ocağı malzeme temin yeri olduğu, toplam 4492,07 metrekarelik 1. derece arkeolojik sit alanında çalışma yapıldığı ve bu alandan 80.000 m3 civarında taş malzeme alındığının belirtildiği, her ne kadar sanık savunmasında suça konu müdahalenin sit kararından önce yapıldığını belirterek suçlamayı kabul etmemiş ise de, bozma ilamı doğrultusunda dinlenen tanıklar Halis Hisarkaya ve ...’ın beyanlarında tebliğe rağmen sit alanında çalışmaların sürdürüldüğü, suç tarihinden önce sit alanı olduğunu bildiklerini belirttikleri, sit kararının 2005 yılında mahallinde ilan edilmesi, sanığın yetkilisi olduğu şirkete sit kararının ve sit alanında kalan kısımda çalışma yapılmaması hususunun 08.09.2006 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve dinlenen tanık beyanları karşısında, sanığın suça konu müdahalenin sit kararından önce yapıldığına yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği ve fiziki müdahalede bulunduğu yerin sit alanı olduğunu bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla;
    Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemediğine ve atılı suçun oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Dava konusu yerde yeniden mahkemece arkeolog bilirkişilerin katılımı ile keşif icra edilerek, sanığın eylemi neticesinde sit alanının zarar görüp görmediği araştırılarak zararın varlığı halinde, 2863 sayılı Kanunun 65/1-1.cümlesi uyarınca, zarara neden olmayan fiziki müdahale niteliğinde olduğunun tespiti halinde ise taşınmazın bulunduğu yerin bağlı olduğu idari birimin (belediye - il özel idaresi-büyükşehir belediyesi) bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, anılan büronun varlığı halinde 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi; yokluğu halinde ise aynı Kanunun 65/1-2.cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Kabule göre de;
    Sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünde, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen 65/b maddesi yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi