6. Ceza Dairesi 2012/1577 E. , 2016/1055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, Şartlı tehdit, Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi olma, Örgüte üye olma, Kasten yaralama, 6136 sayılı kanuna muhalefet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık .. .. savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
.. ... ...."un, 6526 sayılı Kanunla Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14/4.maddesinin son cümlesinin, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve milletlerarası antlaşmalara aykırı olduğu bu nedenle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması görüşü, oyçokluğu ile reddedilerek yapılan incelemede;
Süresinden sonra olan ve ayrıca hükmolunan cezanın miktarına göre de, sanık .. .. savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar .. .. hakkında, yakınan .. .."e yönelik yağma; .. .., .. .., .. .. ve .. . hakkında, yakınan .. .."e yönelik şartlı tehdit suçlarından açılmış bir dava olmadığından, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesine yer olmadığına dair karar verilerek yapılan incelemede;
I- Sanıklar .. .. ve .. .. hakkında yakınan .. .."e yönelik yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar .. .. ve .. .. savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II- Sanık .. .. hakkında, çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi olma; sanıklar .. .. ve .. .. hakkında, yakınanlar .. ve .. .. ile .. .."e yönelik yağma; sanık .. .. hakkında, yakınan .. ve .. .."a yönelik yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yakınan .. ve .."a yönelik yağma suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (d ve f) bentlerine, yakınan .. .."e yönelik yağma suçunun ise TCK"nın 149/1. maddesinin (f) bendine aykırı biçimde, konutta ve var olan suç örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (d) ve (f) bentlerinin değerlendirilmeye esas alınmaması, aleyhe temyiz olmadığından; yakınan .. .."e yönelik yağma suçunda silah kullanılmadığının anlaşılması karşısında; TCK"nın 149/1-a maddesi ile uygulama yapılması, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi nedeniyle, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesi gereğince sanık .. .. hakkında, aynı Yasanın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlik uygulaması yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıkların, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK"nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK"nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK"nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK"nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar .. .., .. .. ve .. .. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin ve TCK"nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, "Sanıkların kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK"nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanmamasına" cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar .. .., .. .., .. .., .. .., .. .. ve .. .. hakkında suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma; sanık .. .. hakkında kasten yaralama; sanıklar .. .., .. .., .. .. hakkında, 6136 sayılı Kanuna muhalefet; sanık .. .. hakkında, yakınanlar .. ve .. .."a yönelik şartlı tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar .. .., .. .., .. .., .. .., .. .. ve .. .."ın eylemlerine uyan 4422 sayılı Yasanın 1/1-2. maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 220/2-3, 66/1-d, 67/2-3-4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması; sanık .. .."ın eylemine uyan 765 sayılı TCK"nın 456/1, 457/1. maddelerindeki yaralama; sanık .. .."in eylemine uyan 188/3. maddesindeki şartlı sanıklar .. .., .. .., .. .."in eylemlerine uyan 6136 sayılı Yasa"nın 13/1. maddesindeki suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 04.07.2004 ve 05.02.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, ile sanıklar .. ..,.. .., .. .., .. .., .. .., .. .., .. .. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV- Sanık .. .. hakkında, yakınanlar .. ve .. .. ile .. .."e yönelik yağma; sanıklar .. .., .. .. ve .. .. hakkında, yakınanlar .. ve .. .."a yönelik şartlı tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1- Hiçbir aşamada suçlamaları kabul etmeyen sanık .. .."in cezalandırılması için yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak, somut ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden yakınanlar Naim ve İfram Türkcan ile .. .."e yönelik yağma suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Yakınanlar .. ve .."ın baba oğul olup, Kapalıçarşı"da kuyumculuk yaptıkları, olay tarihinden 2-3 yıl kadar önce .. .. isimli kişinin .. .."dan borç alıp karşılığında bir fabrikanın tapu kaydını teminat olarak verdiği, borç ödenmeyince .."ın bu fabrikayı üçüncü bir kişiye kiralamak istemesi üzerine .. .."in .. .. ile irtibata geçtiği, bununla birlikte 2004 yılı Mayıs yada Haziran ayında sanıklar ..., ...l ve ..."un .."in işyerine giderek, para istedikleri, verilmediği taktirde .."i ayağından vuracakları şeklinde tehdit ederek zorla 400 bin dolar aldıkları ve gözdağı vermek için de 04.07.2004 tarihinde yakınan .. ve .."e ait Heybeliadadaki evin kurşunlanması şeklinde gelişen olaylarda, evin kurşunlanması olayının alacağın tahsili için yapıldığı ve eylemin bütün halinde yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanıklar .., .. ve .. hakkında ayrıca şartlı tehdit suçundan hüküm kurulması,
3- Sanıklar .. .., .. .. ve .. .. hakkında, yakınan .. .."e yönelik şartlı tehdit suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesi uyarınca yöntemince açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar .. .., .. .., .. .. ve .. .. savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
6526 SAYILI KANUNUN 1. MADDESİ İLE 3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNA EKLENEN GEÇİCİ 14/4. MADDESİNDE YER ALAN SON CÜMLENİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI VE AİHS’YE AYKIRI OLDUĞU:
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 105/6. maddesi ile yürürlükten kaldırılan; ancak, aynı Kanunun geçici 2/4. maddesi uyarınca, bu mahkemelerde açılmış olan davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bakmakla görevlendirilen, CMK’nın yürürlükten kaldırılan 250/1. maddesine göre görevli mahkemeler, 6 Mart 2014 tarihli, mükerrer 28933 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 1.maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14/1. maddesi gereğince kaldırılmışsa da, anılan maddenin 4. fıkrasına, “Bu mahkemelerce verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesine devam olunur.” hükmü konulmuştur. Sözü geçen bu hüküm, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Şöyle ki;
1- Özel yetkili mahkemeler, “Adil Yargılanma Hakkı” ve “Yargı Birliği”ni sağlamak amacıyla kaldırılmıştır. Bu husus, anılan Kanunun genel gerekçesi ile sözü geçen madde gerekçesinde belirtilmiş; tüm ağır ceza mahkemelerinin aynı usul kurallarına tâbi olması amaçlanarak, adil yargılanma hakkı için gerekli olan özel soruşturma ve kovuşturma usullerine son verilmesi amaçlanmıştır.
Ancak, 6526 sayılı Kanunla Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 4/4. maddesine eklenen son cümle ile özel-genel mahkeme ayrımı sürdürülmekle; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10; “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36; “Kanuni hâkim güvencesi” başlıklı 37 ve “Suç ve Cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine aykırı bir düzenleme yapılmış ve yargı birliği ilkesi ihlal edilmiştir.
2- Mahkemeler, bütün işlemlerinde, Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan “Kanun önünde eşitlik” ilkesine uygun hareket etmek zorundadır. 6526 sayılı Kanunla kanıt toplama yöntemleri değişmiş; yargılama hukuku, hukuka uygun ve güvenilir hâle getirilmiştir. Önceden, CMK’nın 250. maddesi kapsamında kalan soruşturma ve kovuşturmalarda, şüpheli ve sanıklar yönünden mevcut kısıtlayıcı hükümler kaldırılmakla, kişilerin hukuki güvenlik hakları ile yargılama eşitliği sağlanmıştır.
3- Keza bu cümle, Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan, “Hak arama hürriyeti ile herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu”; 37. maddesindeki, “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağı” ve 38. maddesinde yer alan, “Kanuna aykırı olan elde edilmiş bulguların, delil olarak kabul edilemeyeceği” hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir.
4- Çağdaş anayasaların temel kurallarından birisi de kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği kuralıdır. Kanun koyucu, CMK’nın 250. maddesi ile görevli mahkemeleri kaldırmakla, Bu mahkemelerin, normal ağır ceza mahkemelerine göre daha güvencesiz olduğunu kabul etmiştir.
5- CMK’nın 250. maddesi ile görevli mahkemelerin kaldırılarak diğer ağır ceza mahkemelerine gönderilen davaların sanıklarıyla, kararları Yargıtay’da temyiz incelemesinde bulunan dosyaların sanıkları arasında fark yaratılması da Anayasa’nın 10. maddesinde yazılı eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
6- Anayasa’nın 90/son maddesinde yer alan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” kuralı gereği olarak da; yapılan düzenleme, AİHS’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine aykırı olduğundan iptali gerekmektedir.
Özetle, 5526 sayılı Kanunun 1. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14. maddenin 4. fıkrasının son cümlesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve Ülkemizin kabul ettiği milletlerarası antlaşmalara aykırı olduğundan,
152. madde uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulması ve verilecek karar sonucuna kadar temyiz incelemesinin geri bırakılması görüşündeyim.