Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6465
Karar No: 2017/8411
Karar Tarihi: 21.09.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/6465 Esas 2017/8411 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/6465 E.  ,  2017/8411 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı, avukat olduğunu, davalılardan ... ile akdettiği 07.12.2012 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesiyle, diğer davalı eşi aleyhinde açacağı boşanma-mal rejiminin tasfiyesi konulu davada vekilliğini üstlendiği; sözleşmede, boşanma davasının takibi için 5.000 Euro peşin ve 5.000 Euro sonradan ödenmek üzere toplam 10.000 Euro ve tazminat nafaka-mal rejimi davaları için de toplamda 10.000 Euro"dan az olmamak üzere, elde edilen hak ve menfaatlerin toplamının %20"si tutarında avukatlık ücreti ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre sulh ve ibra durumunda da kararlaştırılan ücretin ödenmesi gerektiğini, sözleşme hükümleri gereğince boşanma ve mal rejimi davası dışındaki tüm hukuki işlem ve hizmetlerde vekalet ücreti tayin ve tespit edilirken ... Barosunun tavsiye niteliğindeki ücret tarifesinin esas alınacağını, davalı ..."ın 28.03.2013 tarihinde diğer davalı eşi ile barıştıklarını ve boşanmaktan vazgeçtiğini yazı ile bildirdiğini ve 21.10.2013 tarihinde de haksız olarak kendisini vekillikten azlettiğini, davalıların sulh olmalarından ötürü davacı avukata ödenmesi gereken avukatlık ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarını, vekalet ücretinin tahsili amacıyla davalılar hakkında başlattığı takibin davalıların itirazı ile durduğununu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalılar, davacının vekalet ücretinin davalı ... tarafından ödendiğini ve başkaca da borç bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile azlin haklı olduğu kabul edilerek ...27.İcra Müdürlüğünün 2013/31605 E. sayılı dosyaya itirazın kısmen iptaline, takibin 8.200 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacı, eldeki dava ile haksız azil nedeni ile hak etmiş olduğu vekalet ücretlerinin tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş; davalılar vekalet ücretinin davalı ... tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, azlin haklı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; HMK"nun 25. maddesi uyarınca, Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda bulunamaz. Davalıların, cevap dilekçelerinde azlin haklılığına dair bir savunmaları bulunmamaktadır. Bilirkişi raporuna itirazlarında azlin haklı olduğunu belirtmişlerse de, bu aşamada ileri sürülecek haklı azil savunması savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olup, dinlenmesi mümkün değildir. O halde Mahkemece, davalının savunması gözetilerek ve davacıyı haklı nedenle azlettiğine ilişkin bir savunması bulunmadığı kabul edilerek yapılacak değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Davacı, tarafların sulh olmaları nedeni ile Avukatlık Kanunun 165. maddesi uyarınca vekalet ücretinin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ileri sürülmüş olup, Mahkemece de avukatın takip ettiği davanın sulh yolu sonuçlandırılması nedeniyle davalıların müteselsil borçlu oldukları kabul edilmiştir. Ne var ki; boşanma davasının özelliği gereği tarafların boşanmaya zorlanması mümkün değildir. Aksine yasa gereği hakimin tarafları evlilik birliğini devam ettirmeye davet etmesi gerekir. Boşanma davalarında aslolan öncelikle tarafların barışmaları ve aile birliğinin devam etmesidir. Somut olayda bu durum gerçekleşmiş olup Avukatlık Kanunu"nun 165. maddesinin uygulanması mümkün değildir. O halde, dava konusu avukatlık ücretinden davalı ..."ın bu yasa maddesi gereği sorumlu tutulması mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
    3-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi