22. Hukuk Dairesi 2017/25045 E. , 2019/20176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin haksız şekilde iş sözleşmesinin feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı ödemek için yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerini aldığına dair belge imzalama şartı ileri sürdüğünü, iş sözleşmesi aniden feshedilen ve işsiz kalan davacının bunu kabul etmek zorunda kaldığını, imzaladığı halde kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının tüm hakları ödenerek işten çıkarıldığını, yapılan fazla çalışmaların aylık ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek davacıya imzası karşılığı ödendiğini, 2014 yılı Ağustos ve Aralık ayları bordrolarında görülen yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre işverence imzalı ücret bordrolarında işçilerin fazla çalışma ücreti talep etmesine engel olacak şekilde sembolik fazla çalışma tahakkukları yapılırsa bu aylar imzalı olsa bile fazla çalışma hesabından dışlanmaz ancak yapılan fazla çalışma ödemeleri tespit edilen fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilir.Somut olayda, davacı nakliye işi yaptıklarını haftanın altı günü saat 08.00 de işe başladığını hava ve yol durumuna göre akşam çalışmanın 22.00 yi geçtiğini, 24.00, hatta 03.00’e kadar devam ettiğini iddia etmektedir. Davalı işveren yapılan fazla çalışmaların aylık ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek davacıya imzası karşılığı ödendiğini ve davacının fazla çalışma ücret alacağının bulunmadığını savunmuştur. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları davacının haftada 5 gün 08:00-23:00-24:00 saatleri arasında hatta saat 02:00"a kadar çalıştığını, cumartesi günü saat 14:00 - 15:00/16:00 saatlerine kadar çalıştığını beyan etmiştir. Talimat ile dinlenen davalı tanığı hafta içi 08.30-18.00 saatleri arası, cumartesi ise 12.00’ye kadar çalışma yapıldığını belirtmiştir. Diğer davalı tanığın çalışma saatlerine ilişkin beyanı bulunmamaktadır. Davalı tarafından dosyaya sunulan 2013 yılı Haziran ile 2015 yılı Ocak ayları arası bordroların tamamı imzalıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise imzalı bordrolarda yer alan tahakkukların her ay 148,72 TL gibi matbu benzer miktarlar olması sebebi ile fazla mesai ödemesi olarak değerlendirilmediği belirtilerek bordrolar dikkate alınmaksızın davacının şoför olarak Karayolları Trafik Kanunu uyarınca 9 saatten fazla araç kullanamayacağı bu sebeple ara dinlenme süresi hariç günde 9 saatten haftada 6 gün 54 saat çalıştığı ve 45 saati aşan haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamında yer alan imzalı bordrolarda örneğin 2014 yılı Mayıs ayında davacıya tahakkuk ettirilen 107,10 TL fazla çalışmanın diğer çalışanlardan bazılarına aynı şekilde 107,10 TL olarak tahakkuk ettirildiği, Eylül ve Temmuz aylarında 139,88 TL; Ekim- Kasım- Aralık aylarında ise 148,72 TL olarak tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Tahakkukların tespit edilen çalışma saatlerine göre sembolik nitelikte olduğu anlaşılmakla hesaplanacak fazla çalışma alacağından mahsubu gerekirken dikkate alınmaksızın yapılan hesaplama hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında tanık beyanlarına göre davacının cumartesi günleri yarım gün 08.00-14.00 saatleri arası, yarım saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilerek fazla çalışmanın hesaplanması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Fazla çalışma ücreti, bu kabul doğrultusunda hesaplanmalı ve hesaplanan miktardan uygun bir indirim yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Belirtilen yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.