4. Ceza Dairesi 2016/12593 E. , 2020/9953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar ... ile ... müdafinin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK"nın 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ... müdafiinin 30/12/2014 tarihli temyiz dilekçesinde sadece tehdit suçuna yönelik temyiz talebinde bulunduğu, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz olmadığı ancak mahkemesince bu dilekçe itiraz niteliğinde kabul edilerek itiraz mercine gönderildiği, itiraz merci tarafından da itiraz kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmış olması itiraz merci kararının kesin nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmekle dosya görüşüldü:
1-Sanık ..."in de katılan ...’ya karşı "sen göreceksin" dediği, iddia edilmiş ise de, bu sözlerin, Anayasal şikayet hakkı kapsamında kalıp kalmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanık ..."in ise tehdit eylemini yalnızca katılanlardan Kübra"ya yönelik gerçekleştirdiğinin iddia olunmasına, katılan ...’ın da aşamalardaki beyanında kendisini sanık ...’in ‘‘sen göreceksin’’ diyerek tehdit ettiğine yönelik anlatımı karşısında, hangi delillere göre birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit eyleminde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Sanıkların, arkadaşlarını aniden rahatsızlanması sebebiyle hastaneye götürdükleri, ancak doktorun gelmemesi ve tahlil yapmadan ilaç uygulanmasından dolayı çıkan tartışma nedeniyle olayların meydana gelmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Sanık ..."ün tehdit eyleminin basit tehdit suçunun oluştuğunun kabul edilmesi durumunda ; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Yasa"nın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 251. maddesinde "Basit Yargılama Usulü"ne ilişkin düzenleme getirilmiş ve 252. maddesinde de verilecek kararla ilgili özel yasa yolu (itiraz) getirilmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Yasa"nın 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK"na geçici madde 5"in (d) bendinde; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarla seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" düzenlemesi getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen AYM, (25.06.2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici madde 5/d" deki düzenlemedeki, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa"nın 38 nci maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
AYM kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresi kesinleşmeye kadar devam ettiği için (5271, m.2/1-f), temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından da lehe düzenleme getirilmesi ve mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi nedeniyle (5271, m.251/3), yeniden değerlendirme yapılması gerekir.
AYM"nin bu iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, geçici maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK"nın 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa"nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK"nın 7 ve 5271 sayılı CMK"nın 251 vd. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
5-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK"nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK"nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin ve sanık ..."ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.