
Esas No: 2022/5819
Karar No: 2022/13749
Karar Tarihi: 11.10.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2022/5819 Esas 2022/13749 Karar Sayılı İlamı
Özet:
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddedilen tazminat davasına yapılan temyiz başvurusunu esastan reddetti. Konu, 108 ada 6 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili ve zaman aşımı süresi içinde açılan davanın reddedilmesiyle ilgilidir. Davacı, tapu kaydına dayanarak mülkiyet hakkının kendisinde olduğunu iddia etse de, taşınmazın tapusu haricen devredildiği tespit edildiğinden, davanın reddine karar verilmiştir. Kararda belirtilen kanun maddesi ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesidir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca incelenmesi davacı vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 108 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1997 yılında yapılan genel kadastro çalışmaları sırasında davacı murisi ... adına tespit gördüğü, Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı murisinin davalı olduğu müdahalenin men'i davası olduğundan tutanakların mahkemeye gönderildiği, görevsizlik kararı sonrası Uşak Kadastro Mahkemesinin 2006/6 Esas, 2008/3 Karar sayılı kararı ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 11.10.2011 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde 07.12.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
TMK'nın 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu ise de; somut olayda davacı dayanağı tapu kaydının geldisi Mayıs 322 15 sıra nolu kaydı olup tedavül görerek en son 1951 yılında...,... ve...'in adına tescil edildiği, yapılan harici taksim sonrası 1973 yılında ... mirasçıları ...ve ... tarafından haricen düzenlenen gayrimenkul satış sözleşmesi ve zilyet devir senedi ile davacı murisi ...'ya zilyetlik ve tasarruf haklarının devredildiği, davacı tarafın tapulu taşınmazı tapu dışı yol ile (haricen) edindiği tespit edilmekle, mülkiyet hakkının kaybedildiği iddiasına dayalı olarak açılan davada 4721 sayılı TMK'nın 1007 nci maddesi koşulları oluşmadığından davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK'nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.