
Esas No: 2022/4686
Karar No: 2022/13978
Karar Tarihi: 13.10.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2022/4686 Esas 2022/13978 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davanın konusu 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemidir. Selçuklu İlçesi, Aşağıpınarbaşı Mahallesi'nde bulunan bir taşınmazın dava konusu olduğu belirtilir. Mahkemece yapılan inceleme sonucunda taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra ise köy tüzel kişilikleri ve belediyeler adına kayden intikal ettiği anlaşılır. Davacının dayandığı tapu kaydının ise toprak tevzii haritasında 6 ada 1 parsel olarak gösterildiği ancak tescil işlemleri sonucu 6 ada 2 parsel olarak kaydedildiği ortaya çıkar. Bilirkişi incelemesi yapılmış ancak hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenle, taraflara satışlar bildirilmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmüş fakat bu durum göz önüne alınmamıştır. Kararda kullanılan kanun maddeleri şöyledir: 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi, Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın 93600 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere kararın dayandığı gerekçelere göre: kadastro sonucunda Selçuklu İlçesi, Aşağıpınarbaşı Mahallesi çalışma alanında bulunan 568 parsel sayılı 43.850 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesinde Mehmet Kakilli tarafından 1957 yılına imar ve ihya edildiği belirtilerek Hazine adına 1954 yılında tespit ve 1957 yılında tescil edilmiş, 1966 yılında tashih nedeniyle Aşağıpınarbaşı Köyü Tüzel Kişiliği adına, 2005 yılında da yine tashih nedeniyle Selçuklu Belediyesi adına kayden intikal görmüş, 2011 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 30102 ada 2 parsel numarasıyla ve 44.364,46 m² yüzölçümlü olarak tescili yapılmıştır.
Davacının dayandığı Mart 1978 tarih 3 nolu tapu kaydı, Malas Köyünde yapılan Toprak Tevzii Komisyonunun çalışması neticesinde Hazine adına oluşturulan Şubat 1958 tarihli tapu kaydının (toprak tevzii haritasında da 6 ada 1 parsel olarak gösterilen) borçlanma suretiyle dağıtım, kamulaştırma, ifraz, satın alma nedenlerine dayalı olarak değişik tarihlerde intikali sonucunda oluşmuştur.
Her ne kadar, davacının dayandığı Mart 1978 tarih 3 nolu tapu kaydının Malas (sonraki adı Ardıçlı) Köyünde 1979 tarihinde yapılıp kesinleşen kadastro çalışmalarında revizyon görmemiş ise de, taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda harita mühendisleri ... ve ... tarafından düzenlenen harita ve raporda söz konusu tapu kaydının, Malas Köyünün sınırında bulunan Aşağıpınarbaşı Köyü kadastro çalışma alanında kalan ve 1954 yılında tespiti yapılarak 30.12.1957 yılında kesinleşen 568 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü kapsadığı; dosya içeriğindeki evraklara göre ekli krokide haritasında a ve d olarak adlandırılan toplam 1.889,96 m²'lik bölümün, tapulama tutanağı tespit tarihi daha önce olan Aşağıpınarbaşı Köyü 568 parselin içerisinde zaten tapulamasının yapıldığı, Toprak Tevzi Komisyonunun çalışmalarında bu bölümle ilgili mükerrer tescil yapılarak Malas Köyü 6 ada 1 parselin içerisinde kalacak şekilde tescilinin yapıldığı ve 6 ada 1 parselin kamulaştırma işlemiyle üçe bölünmesiyle, ilgili bölümün 6 ada 2 parsel olarak kayıt defterinde yaşadığı Malas köyü 6 ada 2 parsel; Cilt:373, Sayfa:3, Sıra:36'da 1560 m2 miktarla açık bulunan dava konusu 6 ada 2 parselin mükerrer olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. 4271 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca açılan davalarda değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanan Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.