16. Hukuk Dairesi 2019/657 E. , 2019/4579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... İlçesinde 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu Balçıkbeleni Köyü çalışma alanında bulunan 153 parsel sayılı 181.910,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildikten sonra bu parselin 1983 yılında ifraz edilmesi ile 475 parsel sayılı 147.380,00 metrekare ve 476 parsel sayılı 34.530,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar oluşmuş; sonrasında 1987 yılında bunlardan 475 parselin tekrar ifrazı ile 485 parsel sayılı 47.380,00 metrekare ve 486 parsel sayılı 100.000,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar oluşmuş; bunlardan 485 parsel sayılı taşınmaz 1989 tarihinde tekrar ifraz edilerek 487 parsel sayılı 6.400,00 metrekare, 488 parsel sayılı 23.716,00 metrekare ve 489 parsel sayılı 13400 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar oluşmuş, bakiye 3.864,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise yol olarak bırakılmıştır. 2012 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda tapuda davacı-birleşen dosya davalısı ... adına kayıtlı bulunan eski 486 parsel sayılı 100.000 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, 110 ada 57 parsel numarasıyla ve 93.593,95 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar-birleşen dosya davacıları ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 487 parsel sayılı 6400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 113 ada 1 parsel numarasıyla 4.810,19 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., mülkiyeti kendisine ait bulunan 110 ada 57 parsele davalıların yaptıkları müdahalenin men"i istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalılar ... ve ... çekişmeli taşınmazlar başında yapılan 20.05.2014 tarihli keşif sonucu düzenlenen 22.05.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 3.848,66 metrekare yüzölçümlü taşınmaz bölümünün kendilerine ait olduğu iddiasına dayanarak ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ..."nun davasının reddine; birleşen dosya davacıları ... ve ...’ın davasının ise kabulüne; 17.02.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.848,66 metrekarelik taşınmazın 110 ada 57 parselden ifraz edilerek seviyen davacılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 22-a maddesi uyarınca 2012 yılında dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sırasında, bilirkişi beyanlarına göre taraflar arasında yılllardır fiili olarak kullanılan sınırın esas alındığı, ancak davacının 15 günlük askı ilanı süresi içerisinde tespite itiraz etmesi üzerine bu kez 1987 tarihinde çizilen ifraz krokisinin esas alınarak sınırın belirlendiği, ne var ki eski 475 parsel sayılı taşınmazın 1987 tarihinde ifrazı sırasında çizilen ifraz krokisi ile taraflar arasında ilk günden itibaren kullanılan ve davacının da kabulünde bulunan fiili sınır arasında fark bulunması sebebiyle, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/1-h bendinde tanımlanan "geçerli sınır"a itibar edilemeyeceği, aynı yönetmeliğin 4/1-l bendinde tanımlanan "sabıt sınır"a göre sınırın belirlenmesi gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
2012 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda tapuda davacı-birleşen dosya davalısı ... adına kayıtlı bulunan eski 486 parsel sayılı 100.000 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, 110 ada 57 parsel numarasıyla ve 93.593.95 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar-birleşen dosya davacıları ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 487 parsel sayılı 6400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 113 ada 1 parsel numarasıyla ve 4.810,19 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiş ve uygulama kadastrosu itirazsız olarak 18.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, kendisinin maliki olduğu 110 ada 57 parsel sayılı taşınmaza dahil olan bir bölümün, 113 ada 1 parsel maliki olan davalılar tarafından kullanıldığı iddiasıyla çapa dayalı müdahalenin men"i istemiyle dava açmış, davalılar da buna karşılık olarak, kadastro tespitinden sonra ve 1989 yılında yapılan ifraz işlemleri sonucunda düzenlenen ifraz krokisinin fiili durumu yansıtmadığı ve zeminde mevcut olmadığı, davacıya ait 110 ada 57 parsel içerisinde kalan ve paftasında mevcut olmayan yolun taraflar arasındaki asıl sınır olduğu iddiasına dayanarak, tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlar ve davalar birleştirilmiştir. Çekişmeli taşınmazlar başında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 22/a maddesi çalışmaları ile belirlenen sınır ile 1989 yılındaki ifraz krokisinde belirlenen sınırın aynı yerden geçtiği ve 22/a çalışmalarında bir hata bulunmadığı anlaşıldığına, buna göre teknik bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 3.848,66 metrekare yüzölçümlü taşınmaz bölümünün davacıya ait 113 ada 1 parsel sınırları içinde yer aldığı belirlendiğine veya davaya konu çaplı taşınmaz bölümü üzerinde davalı-birleşen dosya davacıları tarafından sürdürülen zilyetlik hukuken değer taşımayacağına göre; mahkemece, asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ...’nun davasının kabulüne, birleşen dosya davacıları-asıl dosya davalıları ... ve ...’ın davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ve temyiz itirazları açıklanan bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere18.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.