16. Hukuk Dairesi 2016/8506 E. , 2019/4570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL, TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar, ... İlçesi Aydınlar Köyü çalışma alanında bulunan ve 1966 yılında kesinleşen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmış; dava konusu taşınmaz bölümlerininde içinde bulunduğu yerlerin bir bölümü dava tarihinden sonra 08.11. 2006 tarihinde arsa vasfıyla 1332 parsel numarası altında ve 493.850,86 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Yargılama sırasında Hazine, tescil harici alanda bulunan (A6), (A7) ve (A8) ile gösterilen bölümlerin Hazine adına tescili talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 1332 nolu parselin tapu kaydının 20.11.2008 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre (A2) ile gösterilen 2.310,157 metrekarelik, (A3) ile gösterilen 18.227,154 metrekarelik, (A4) ile gösterilen 14.051,526 metrekarelik ve (A5) ile gösterilen 17.372,559 metrekarelik kısımlarının iptali ile son parsel numarası verilerek davacılar adına 12.09.2006 tarihli veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tesciline, 1332 nolu parselin güneyinde bulunan 20.11.2008 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A6) ile gösterilen 11.205,85 metrekarelik ve (A7) ile gösterilen 8.796,180 metrekarelik kısımlarının davacılar adına en son parsel numarası verilerek tespit ve tesciline, davalı Hazine vekilinin talebinin kabulü ile, 26.10.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A8/2) ile gösterilen 8.829,46 metrekarelik kısmın en son parsel numarası verilerek Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (A2), (A3), (A4), (A5), (A6) ve (A7) harfleri ile gösterilen dava konusu yerlerin Medeni Kanun"un 713. maddesindeki koşullarda nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla yirmi yıldan fazla malik sıfatıyla kullanıldığı, zilyetlik koşullarının oluştuğu, yine kullanılan yerlerin tarım arazisi vasfında olduğu, hava fotoğrafları ile tanık-bilirkişi beyanlarının birbiri ile örtüştüğü ve hava fotoğraflarında kullanılan yerlerin bir kısmının 1955, bir kısmının da 1975 yılından beri sınırları sabit olarak tarım arazisi vasfıyla kullanıldığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz bölümlerinin sınırında 1334 sayılı mera parseli bulunduğu halde, mahkemece bu parsele ait mera tahsis kararı, haritası ve ekleri, İl Tarım Müdürlüğünden getirtilmemiş; komşu 1334 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının ne olduğu, kadastro çalışmaları sırasında hangi sebeple tescil harici bırakıldığı yöntemince belirlenmemiş; keşifte alınan bir kısım beyanlarda geçen ve "taşınmazın bulunduğu adanın bir kısmının ekilip biçilmediği, bu kısımda ... ve ...’ın hayvanlarının gelip yayıldığı" şeklindeki beyanlarda kasdedilen yerin dava konusu taşınmaz bölümlerine göre konumu ve nerede olduğu üzerinde durulmamış; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin yer aldığı alanın Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi tarafından yapılan imar planı kapsamında kaldığı belirlendiği halde, imar planının kesinleşip kesinleşmediği yöntemince araştırılmamış; tek kişilik ziraatçı ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporuyla yetinilmiştir. Ayrıca yerel bilirkişilerin ve davacı tanıklarının soyut ve yetersiz beyanları hükme esas alınmış ve çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm verilemez.
O halde; doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 adet hava fotoğrafı ile davacı tarafça kadastro tespit çalışmalarının yapıldığı tarihten öncesinde de kendi murislerinin bu yerde zilyet oldukları iddiasıyla dava açıldığından, dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ait en eski hava fotoğraflarının, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları; çekişmeli taşınmaza komşu 1334 numaralı parsele ait mera tahsis kararı, haritası ve ekleri ile çekişmeli taşınmazın ilk kez hangi tarihte imar planı sınırları içine alındığı ilgili kurumlardan sorulup, imar planı örneği getirtilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki teknik bilirkişilerden farklı 3 ziraat mühendisi, 3 jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve 1 fen bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte, hava ve uydu fotoğrafları üzerinden bilirkişilere bilimsel yöntemlerle (hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle) inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların öncesinin ne olduğunun ve davacı tarafça ne şekilde kullanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, uzman ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan ayrıca; komşu taşınmazların toprak yapısı ile mukayese edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini belirtir önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve rapora taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğraflarının eklenmesi istenilmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de varsa yakınındaki taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla ve bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanacak söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, özellikle önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında çekişmeli taşınmaz bölümlerinin çevresinde yer aldığı belirtilen mera yerlerinin neresi olduğu üzerinde durulmalı ve gösterilen yerler fen bilirkişisince düzenlenecek kroki üzerinde işaretlenmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de tescil davalarında, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri yasal hasım konumunda olduklarından, aleyhlerine vekalet ücreti dahil yargılama gideri yükletilemeyeceği halde, tescil harici alanda kaldığı mahkemece kabul edilen (A6) ve (A7) parselleri de kapsayacak şekilde davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden Belediyelere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
18.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.