Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/4916
Karar No: 2019/4567
Karar Tarihi: 18.06.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/4916 Esas 2019/4567 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2016/4916 E.  ,  2019/4567 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ



    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sırasında .../Köprüyanı Köyü çalışma alanında bulunan 147 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ... adına, 147 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ise aynı nedenle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, ancak bu iki taşınmazın ortak sınırının Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçüm haneleri boş bırakılmak suretiyle tespitleri yapılmıştır. Davacı ... tarafından, davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası ve askı ilan süresinden sonra davacılar ... ve ... tarafından, 147 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davalılara ait tapu kaydının mükerrer olduğu iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve mahkemesince görevsizlik kararı verilen dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen kabulüne; birleşen davanın reddine; çekişmeli 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişileri ..."ün 16.06.2015 havale tarihli raporuna ekli krokisinde (ek:1 olarak belirtilen); (B=470,83 metrekare), (D=3.926,41 metrekare), (G=12,40 metrekare) ve (H=1.653,56 metrekare) harfleri ile gösterilen kısımlarının, toplam 6.603,2 metrekare yüzölçümü ve tutanaktaki vasfıyla ... ve müşterekleri adına tesciline; bu raporda (G=12,40 metrekare) ve (H=1.653,56 metrekare) harfleri ile gösterilen 1.665,96 metrekare yüzölçümlük kısma yönelik davalıların vaki müdahalesinin men"ine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 147 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, aynı rapora ekli krokisinde (E=2.757,00 metrekare) (F=31,30 metrekare) harfleri ile gösterilen, ki toplam 2.788,30 metrekare yüzölçümü ve tutanaktaki vasfıyla ... mirasçıları adına ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2005/141 Esas sayılı veraset ilamında miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, taraflarca dayanılan tapu kayıtlarının 2510 sayılı İskan Kanunu uyarınca verilmiş olan tapu kayıtları oldukları ve her iki tapu kaydının kapsadığı alanların kısmen birbirleri ile çakıştığı, yani tapu kayıtlarının kısmen mükerrer kayıt oldukları, mükerrer tapu kayıtlarından tesis tarihi daha eski olan tapu kaydına itibar edilmesi gerekmekte ise de, her iki kaydın yasal dayanağının 2510 sayılı İskan Yasası olmasından dolayı tesis tarihi daha sonra olan davalı tarafın dayanak tapu kaydına itibar edilmesi gerekeceği; ancak, davalı tarafın tutunduğu 02.09.1937 tarih 62 sıra nolu, 2757 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının sınırları incelendiğinde; doğu ve güneyinde okunan "kaşin" kadim ve değişmez olması, kuzeyinde okunan "Sabit"in" ise kadim ve değişmez olmayıp davacı tarafın murisi ... olmasından ve taraflar arasında sınır ihtilafı bulunmasından ve ayrıca yine söz konusu dayanak tapu kaydının iktisap sebebi incelendiğinde, "kendisine verilen miktardan fazlasının Hazineye ait olacağı" şeklinde açıkca bir şerhin bulunmasından dolayı, davalının murisine Hazinece verilen arazinin 2757 metrekare ile sınırlandırılmış olduğu sonucuna varıldığından, davalının dayandığı tapu kaydına yüzölçümü ile sınırlı olarak itibar edilmesi gerektiği; çünkü davalı tarafın savunmasında delil olarak gösterdiği ve davacı tarafın dayandığı tapu kaydını iptaline ilişkin olduğu iddia edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi 28.04.1944 tarih 23 Esas, 247 Karar nolu ilamının infaz edilmediği, bu haliyle davacı tarafın dayandığı tapu kaydının iptal edilmemiş olduğu, bahsi geçen ilamdaki davaya konu tapu kaydının, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı olabileceği, ancak kararın içeriğinde ve hüküm kısmında iptaline karar verilen tapu kaydının tarih ve sıra numarasının açıkça yazılı olmadığı ve karar kesinleşmiş olsa bile hangi tapu kaydının iptaline ilişkin olduğu açıkça anlaşılamadığından infaz kabiliyetinin bulunmadığı, bu nedenle kesin delil olarak kabul edilemeyeceği; söz konusu karar içeriğinde bahsedilen ... İskan Komisyonu"nun ve ... Kaymakamlığı"nın kararlarına ilişkin müzekkere cevaplarında, söz konusu belgelerin ... Asliye Hukuk Mahkemesi"ne gönderilmesinden dolayı dairelerin de mevcut olmadığının bildirildiği, bu nedenle davacı tarafın dayandığı tapu kaydının halen geçerli olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 147 ada 3 ve 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazların, tarafların tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı, hangi tapu kaydına ve hangi nedenle üstünlük tanınması gerektiği ve davalı tarafın tutunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.04.1944 tarih ve 23-247 Esas-Karar sayılı kararının taraflar arasında kesin hüküm yahut güçlü delil teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
    Davacı tarafa ait 01.11.1934 tarih ve 4 sıra numarasında kayıtlı 5.515,80 tapunun hudutları, kuzey ve batıda “şose”, güneyde “kaş” doğuda ise “kaş ve yol” okumakta olup, kadastro çalışmaları sırasında davacı ... ve müşterekleri adına tespit edilen 147 ada 4 parsele; davalı tarafa ait 04.09.1937 tarih ve 62 sıra numarasında kayıtlı 2757 metrekare yüzölçümlü tapunun hudutları ise, kuzeyde Sabit (yani davacının dayandığı tapunun kayıt maliki) okumakta olup, diğer hudutlar ise davacının dayandığı tapu kaydı ile aynıdır. Davalı tarafın tutunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nce verilen ve yukarıda tarih ve numarası yazılı ilamın içeriği incelendiğinde; davacısının ... (davalının dayandığı tapu kaydının tesis maliki), davalısının ise Sabit veresesi (davacının dayandığı tapu kaydının tesis malikinin mirasçıları) olduğu, açıkça tapunun tarihi ve sıra numarası yazılı değilse de, hükümde bahsi geçen tapu kayıtlarının yüzölçümleri ve hudutları ve ilamın tarafları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bahse konu ilamın tarafların tutundukları tapu kayıtlarına ilişkin olduğu ve mahkemece, davacı tarafın murisi Sabit veresesine ait tapunun nısıf hissesinin iptaline ve bu yere ilişkin davacı Sabit veresesinin müdahalesinin men"ine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya arasına gelen bilgi, belgeler ile müzekkere cevaplarından davalı tarafın tutunduğu 28.04.1944 tarih ve 23-247 Esas-Karar nolu kararın infaz edilmediği gibi ayrıca ilamın da kesinleşmediği anlaşılmakta olup,
    bu nedenle anılan kararın taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmesi söz konusu değilse de, bu karar taraflar arasında güçlü delil niteliğinde olup, mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de, taraflar arasında 1940"lı yıllardan beri mevcut kullanımın, kadastro çalışmaları sırasında kesik çizgilerle gösterilen sınıra göre oluştuğu ve bu sınırın kadim ve sabit olup hiç değişmediği belirlendiğine göre, mahkemece kadastro çalışmaları sırasında belirlenen sınır dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
    yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,18.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.














    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi