15. Hukuk Dairesi 2014/6721 E. , 2015/5256 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İstanbul/Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi :17.06.2014
Numarası :2013/85-2014/261
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat T..E.. ile davalı vekili Avukat Z..A.. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan, bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile yapılan anlaşmalar uyarınca davalıya tedarik edilen mallarla ilgili olarak, davalının anlaşmalar dışında bir kısım destek bütçesi, açılış bedeli adı altında faturalar keşide ederek gönderdiğini, yine usulüne uygun olarak teslim edilen mallara ilişkin olarak teslim edilmemiş gibi iade faturaları düzenlediğini, bu faturaların usulüne uygun olarak ihtarlarla iade edildiğini, buna rağmen bu faturaların bedelinin davalı defter kayıtlarından düşülmediğini, bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek; yapılan icra takibine itirazın iptâli ile %20 icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir. Davalı, şirket nezdinde tutulan defterlere göre borç bulunmadığını, faturaların sözleşmelere uygun olarak düzenlendiğini, düzenlenen faturaların ve ödemelerin bir kısmının davacı şirket defterlerine kaydedilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı şirketin alacağın ispatına yönelik yeterli ve inandırıcı belge ve delil sunamadığı, 14.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı defterlerinin kesin delil mahiyetinde bulunduğu ve defter kayıtlarına göre davacıya borç bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ticari defter ya da defterlerin tacir olan diğer tarafın aleyhinde kesin delil sayılabilmesi için; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu"nun 86. maddesi hükmü uyarınca, taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerinin ki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri yasaya uygun olarak düzenlenmiş olan tacirin birbirini doğrulayan defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur. Ancak, defterdeki kayıtlara dayanak yapılan belgelerin de defter kayıtlarını doğrulaması gerekir. Karşı taraf, aleyhinde delil olarak kabul edilen kaydın aksini yasal delillerle kanıtlayabilir. Somut olayda, davacı tarafından sunulan, davalının kestiği iade faturalarının kabul edilmediğine ilişkin ihtarlar incelenmediği gibi, iade faturalarına konu malların eksik olduğu ya da ayıplı olmaları nedeniyle davacıya iade edildiği de ispatlanamamıştır. Yine davalı defterlerine taraflar arasındaki sözleşme ve protokollere aykırı olarak kaydedildiği iddia edilen destek bütçesi, açılış bedeli adı altında düzenlenen faturaların da taraflar arasındaki sözleşme ve protokollere uygun olup olmadığı hususlarında mahkemece herhangi bir inceleme de yapılmamıştır. Bu durumda, davacının iddiaları incelenmeksizin, davalı defterlerinin kesin delil mahiyetinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokoller celbedilerek, konusunda uzman mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden oluşturulacak heyete taraf defterleri ve dosyada bulunan belgeler inceletilmek suretiyle, özellikle davacının itiraz ederek iade ettiği faturalar ile, davalı tarafından destek bütçesi, açılış bedeli adı altında düzenlendiği iddia olunan faturaların taraflar arasındaki akdî ilişkiye uygun olup olmadığı hususunda Yargıtay denetimine elverişli rapor düzenletilerek, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yüklenicinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay"daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.