Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/6045
Karar No: 2020/98
Karar Tarihi: 14.01.2020

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/6045 Esas 2020/98 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2018/6045 E.  ,  2020/98 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi


    Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacılar, ..."nun ilk çocuğunu Dr. ..."ın gözetimi altında doğurduğunu, bu nedenle de tekrar hamile kaldığında ilk hamileliğinin sorunsuz geçmesini de dikkate alarak takiplerini yine davalı Dr. ..."a yaptırdığını, davalı doktor tarafından yapılan testler ve takiplerde bebeğin ve kendisinin sağlığının iyi olduğunu, hamileliğin 41. haftasını tamamladığında halen doğum sancısının başlamadığını, bebeğin kilosunun 4.500 grama ulaştığını, davalı doktorun suni sancı ile doğumu deneyeceğini söylediğini, 21 Ocak 2014 tarihinde davacıya suni sancı verilmek üzere hastaneye yatırıldığını, saat 12:00"de serum ile suni sancı verildiğini, sancılara dayanamayacak duruma geldiğini, 16:00-18:00 saatleri arasında kattaki hemşire veya herhangi bir doktorun NST kayıtlarını, ağrılarını ve bebeğin kalp atışlarını gösteren cihazı takip etmediklerini, NST kayıtlarının incelendiğinde bir takım düzensizlikler olduğunu, davalı Dr. ..."ın kontrole gelmediği gibi nöbetçi doktor tarafından da tetkik edilmediğini, davalı doktorun odasına saat:18:00"de geldiğini, su kesesini doğumhaneye dahi gitmeden patlattığını ve hasta odasındaki yatağında ıkındırmaya başladığını, gelen suyun mekonyumlu olduğunu, davalı doktorun doğumhaneye taşıtarak doğumun normal yoldan gerçekleştirmek için uğraşmaya devam ettiğini, bebeğin başını kivi olarak ifade edilen bir aletle vakumlama yapmak suretiyle çekmeye başladığını, ancak bu yöntem ile de doğumun gerçekleşmediğini, doğumhaneye çağırılan Dr. ..."ın doğuma müdahale ettiğini ve sezaryana alınmasını sağladığını, sezaryan sonunda rahminin yırtıldığını, gün boyunca kan kaybettiği ve hayati tehlike altında bulunduğu, eşi Hilmi Torunoğlu"ndan izin alınmak suretiyle rahminin alındığını, bebeğin kalbinin durduğunu, nefes alamadığını ve kalp masajıyla hayata döndürüldüğü, sürecin sonunda ileri derecede beyin hasarı (İskemik Hipoksik Ensafalopati) ve asfiksi teşhisi konulduğunu, davalı Dr. ..."ın aydınlatılmış onamını almayarak, hastanın takibini yapmayarak, hastaya geç müdahale ederek, genel tıp uygulamasına ve tıp doktrinine aykırı bir doğum yöntemi uygulayarak ve ortaya çıkan tüm bulgulara rağmen bu yöntemden vazgeçmeyerek, davalı hastanenin ise ehil doktor ve hemşireler istihdam etmeyerek ve hizmetin işlemesine imkan verecek bir organizasyon gerçekleştirmeyerek ...’nun bir daha anne olma şansını kaybetmesine, bebeğin ise özürlü olmasına sebebiyet verdiğini, Sarp"ın özür oranının %60 olarak belirlendiğini ileri sürerek, ... için 500.000,00-TL, Hilmi Torunoğlu için 350.000,00-TL, ... Torunoğlu için 100.000,00-TL Sarp Torunoğlu için 50.000,00-TL manevi tazminat ile 15.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile Sarp Torunoğlu"nun tedavisi için tüm yaşamı boyunca yapılacak harcamalar, yine bu rahatsızlığa bağlı olarak yapılması zorunlu tüm masraflar ve bu olaya bağlı olarak uğrayacakları zararlar için dava tarihi itibariyle kesin olarak bir hesaplama yapılabilmesinin mümkün olmaması nedeniyle HMK 107. maddesi uyarınca 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istemişlerdir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davalı hastane ve davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davranması iddiası nedeniyle istenilen maddi - manevi tazminata ilişkindir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.(BK 386-390)(TBK 502.506) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md)(TBK 400). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, BK 394/1(TBK 510) maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı ... kuruluşları için de geçerlidir. Somut olayda, davacılardan Sarp Torunoğlu’nun davalı hastanede doğduğu ve doğuma kadar geçen sürede davalı hastanede ve davalı doktor tarafından muayene ve takip edildiği sabittir. Yargılama sırasında Yüksek ... Şurasından raporlar alınmıştır. Raporlarda davalı doktor ile hastanenin herhangi bir kusuru olmadığı belirlenmiş ise de; anılan raporlar taraf iddialarını yanıtlayacak ve davalı doktorun teşhis ve tedavide yeterli özen ve dikkati gösterip göstermediğini ortaya koyacak nitelikte yeterli açıklamayı içermemektedir. Olayda davalıların kusurlu olup olmadığının tespiti için bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Nitekim davacı tarafça bu raporlara itiraz edilmiştir. O halde mahkemece, doğum öncesindeki muayene ve tedavilere ilişkin tüm bilgiler, kayıtlar ilgili hastaneden celp edilerek üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli öğretim üyelerinden kadın hastalıkları ve doğum konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, davalı doktorun doğum esnasında aldığı kararlar, özellikle doğum haftası ve bebeğin kilosu dikkate alınarak normal doğum için yeterli şekilde aydınlatıp aydınlatmadığı,
    hastaneye yatırıldığından sonraki saat 16:00 ile 18 :00 saatleri arasında anne ve bebeğin takibinin düzenli olarak yapılıp yapılmadığı, normal doğumun gerçekleşmesi için uygulanan ilaçların ve yöntemlerin tıbben uygun olup olmadığı, doğum saati ve tüm aşamalar birlikte değerlendirildiğinde doktorun sezeryan kararı almasında bir gecikme olup olmadığı konularında, nedenlerini açıklayıcı, davacı iddialarını karşılayacak şekilde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi