12. Ceza Dairesi 2019/12335 E. , 2020/7309 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Dava Tarihi : 19/07/2010
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 19.631,48 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava ve dava tarihi yerine, suç, suç tarihi ve suç yeri ibarelerine yer verilmesi, mahallince düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin 19.07.2010 tarihli dilekçesi ile davacı hakkında değişik mahkemelerce verilen kesinleşmiş hapis cezalarının toplanması ve sırada bekleyen hapis cezalarının infazı sırasında 17.10.2006 tarihinde şartla tahliye olması gerekirken yanlış hesaplama sonucu 14.05.2010 tarihinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/489 değişik iş sayılı kararıyla tahliye edildiğini bu suretle davacının 3 yıl 6 ay 27 gün boyunca cezaevinde haksız yere tutulduğunu iddia ederek 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın şartla tahliye edilmesi gereken 17.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini talep ettiği,
Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2011 tarih 2010/323 Esas – 2011/327 Karar sayılı kararıyla davanın CMK’nın 141. maddesinde sayılan durumlardan olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince temyizi üzerine dairemizin 16.04.2013 tarih 2013/4566 Esas – 2013/10022 Karar numaralı ilamı ile infaz aşamasında meydana gelen hukuka aykırılıkların idari yargı görev alanında kaldığı gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2013 tarih 2013/412 Esas – 2013/524 Karar sayılı kararıyla davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince temyizi üzerine dairemizin 18.11.2014 tarih 2014/6115 Esas – 2014/23031 Karar numaralı ilamı ile onandığı, bunun üzerine ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan yargılamada 24.03.2015 tarih 2011/46 Esas – 2015/14 Karar numaralı kararıyla görevsizlik kararı verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.11.2017 tarih 2015/4-2906 Esas – 2017/1397 Karar numaralı ilamı ile onandığı, bunun üzerine dosyanın görevli ...Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemsine gönderildiği anlaşılmakla;
Dairemizin önceki kararlarına göre; 5271 sayılı CMK"nın 141. maddesinde ""suç soruşturması ve kovuşturması sırasında"" gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği ve madde metninde bu aykırılıkların tahdidi şeklinde sıralandığı, infaz aşamasında meydana gelen hukuka aykırılıkların madde kapsamında bulunmadığı bu yöndeki hukuka aykırılıkların idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunulabileceği kabul edilmiş ise de, Uyuşmazlık Mahkemesi"nin 26.01.2015 tarih, 2015/9 Esas – 2015/17 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından şartla tahliyeye ilişkin olarak verilen karar ve yapılan işlemler ile müddetname tanzimi ve benzeri işlemlerin idari bir işlem olarak kabulünün mümkün olmadığı, adli bir işlem olduğu ve CMK’nın 141 vd maddeleri kapsamına girdiği değerlendirilerek;
Bozma ilamı üzerine yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının, tazminat davasının dayanağı olan ceza davası infaz dosyaları içeriğine göre davacının, bihakkın tahliye tarihinin 15.09.2023 olduğu, 14.05.2010 tarihinde tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinden, tahliye olduğu tarihe kadar fazladan ceza infaz kurumunda kalmadığından, davacının tazminat talep edemeyeceğinin anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.