23. Hukuk Dairesi 2015/3359 E. , 2016/94 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/5633 esas sayılı dosyasından hazırlanan 01.02.2011 günlü sıra cetvelinde icra dosyasındaki paranın tamamının ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/5052 esas sayılı dosyasına ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu ... İcra Müdürlüğü"nün 2007/6848 esas sayılı dosyasının ise ikinci sırada yer aldığını ve paranın yetmemesi nedeni ile herhangi bir pay kalmadığını, davalının alacağının muvazaalı olduğunu, müşterek borçlu şirketin davacıya intikal eden çekleri keşide ettiğini ve borçlandığını, bu arada icra dosyasının borçlu şirket ile ticari ihtilafa girdiğini, dava devam ederken davanın lehlerine sonuçlanması nedeni ile borçlu şirketten alacakları parayı kendi alacaklarını kaptırmamak amacı ile muvazaalı olarak davalı adına bono verdiklerini, davalının alacağının mesnedi olan bonoda nakit karşılığı ödeme olduğunun belirtildiğini, ancak bu bono karşılığı ödemenin ne şekilde yapıldığının, şirket hesaplarında yer almadığını, davalı alacaklının nüfus bilgileri, borçlu şirket yöneticileri ile yakınlığı ve ... kayıtları bu alacağın muvazaa ürünü olduğunu ortaya koyduğunu, bu sebeple icra müdürünce düzenlenen sıra cetvelinde yer alan davalı alacağının temelde muvazaa ürünü olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan davalı alacağının iptal edilmesi ile ... İcra Müdürlüğü"nün 2007/6848 esas sayılı dosya alacağının sıra cetvelinde birinci sıraya çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın davayı süresinde açmadığını, davalının alacağını usule ve yasaya uygun bir şekilde ..."nden alacaklı olduğu bono ile ispat ettiğini, bahsi geçen Karadağ adlı şirket ile yakınlığının söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemizin 2013/4006 esas 2013/4526 karar sayılı ilamı ile "Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü alacağına itiraz edilen alacaklıya düşer. Alacaklı alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler ancak tarafları ve onların cüz"i ve külli halefleri yönünden kesin delil niteliğinde olup, davacı üçüncü kişi bakımdan bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez. Somut olayda, ispat yükü kendisinde olan davalının, alacağının gerçek bir borç ilişkisine dayandığını yukarıda açıklandığı şekliyle ispat edememiş olmasına göre, davalının takibine dayanak olarak gösterdiği bononun muvazaalı olarak düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır." şeklindeki gerekçeyle bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/5633 esas sayılı takip dosyasında yapılan sıra cetvelinde birinci sırada yer alan davalı alacağı yerine ... İcra Müdürlüğü"nün 2007/6848 esas sayılı takip dosyasındaki alacağın çıkartılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece sıra cetvelinde birinci sırada yer alan davalı alacağı yerine ... İcra Müdürlüğü"nün 2007/6848 esas sayılı takip dosyasındaki alacağın çıkartılmasına karar verilmiştir. Ne var ki, sıra cetvelinin muvazaa nedeniyle iptali davaların da sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacı alacağının karşılanmasına, sonra artan bir pay kalırsa bunun da davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK"nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın "HÜKÜM" bölümünün 1. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "1-Davanın kabulü ile sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacı alacağının karşılanmasına sonra artan bir pay kalırsa bunun da davalıya bırakılmasına" ibaresinin yazılması sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.