13. Hukuk Dairesi 2017/6762 E. , 2020/54 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının bir icra dosyasında vekilliğini yaptığını, fakat davalının akdi vekalet ücretini ödemediği gibi icra dosyası yasal vekalet ücretini de icra dosyasını kendisinden önce takip eden avukata ödediğini, akdi ve yasal vekalet ücretinden oluşan toplam 12.794,00 TL alacağı olduğunu, bununla ilgili olarak başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının takibe vaki itirazının iptaline alacağın %20"sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın yetkili mahkemede görülmediğini, davalı ile aralarında özel ücret sözleşmesinin olmadığını, bu nedenle akdi ücret talep edilemeyeceğini kanuni ücretin ise diğer avukata ödendiğini, alacağı varsa bunu o avukattan istemesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne takibin 10.044,53 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, vekalet ücreti alacağına ilişkin başlatılan genel haciz yoluyla icra takibinde davalı borçlunun itirazının iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin alacak yargılama sonucu belirlendiğinden reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra iflas Kanununun itirazın iptaline ilişkin 67. maddesinin 2. fıkrasına göre davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, alacaklının talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir. İcra inkar tazminatı, genel haciz yoluyla icra takibinde borçlunun itirazında herhangi bir sebep ileri sürmek zorunda olmaması imkanını kullanarak borçlu olmasına rağmen alacaklının alacağına kavuşmasına önlemek veya geciktirmek amacıyla takibi kesintiye uğratması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen bir tür medeni yaptırımdır. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için geçerli bir icra takibinin olması ve itiraz ile itirazın iptali davasının süresinde olması ön şartlarının yanı sıra alacaklının icra inkar tazminatı konusunda bir talebinin olması ve mahkemece borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olması gerekir.
Davanın kabulü her zaman borçlunun itirazında haksız olduğu anlamına gelmez. Haksızlığı tespit edebilmek için alacağın likit (belirgin) olup olmadığına bakmak gerekir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır. Likit alacaklarda alacağın miktarı belirlidir. Diğer bir ifadeyle borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmektedir veya bilinebilecek durumdadır. Bu durumda borçlunun borcunun ne kadar olduğunun bilinebilmesi için mahkeme kararına yani yargılamaya ihtiyaç yoktur.
Somut olayda takibe konu alacak vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, tarafların arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı icra takibiyle alacağın %15"i üzerinden 7.196,00 TL akdi, %12"si üzerinden 5.598 TL yasal vekalet ücreti olmak üzere toplam 12.794 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece, Avukatlık Kanunu m.164 hükmüne göre asgari oran olan %10 üzerinden akdi vekalet ücreti, 2013 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.maddesine göre kademeli asgari oran olan %12 ve %11 üzerinden yasal vekalet ücreti alacağı belirlenerek takibe konu edilen tutarın bu miktarlık (10.044,53 TL) kısmi için itirazın iptaline karar verilmiştir. Bu durumda kabul edilen miktar için alacağın likit olmadığı söylenemez. Mahkemece, bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasa aykırı olup, bozma nedeniyse de, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK m.438/7 gereği kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının 2. bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın "%20 icra inkar tazminatının alacak yargılamada belirlendiğinden reddine" şeklindeki bendinin "2.008,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 514,11 TL. kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan 31,40 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.